Türkiye’de iş gücü piyasasının karmaşık yapısı, eğitim seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Yüksek öğrenim mezunlarının, özellikle doktora derecelerine sahip olanların, iş bulma mücadelesi, artan işsizlik ve sosyal güvenlik ağlarının yetersizliği göz önüne alındığında, giderek daha da acil bir hale geliyor. İşsizlik oranları, her eğitim düzeyinden birey için bir meydan okuma haline gelirken, alanında uzmanlaşmış akademisyenlerin ve araştırmacıların, bilgi ve becerilerini kullanabilecek bir iş bulmakta zorlanması, toplumsal bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

Son verilere göre, İşkur’un kayıtlı iş arayan sayısı 2 milyon 337 bin 718’e ulaşıyor. Bu rakamın büyük bir kısmı, ön lisans ve lisans düzeyinde eğitimli bireylerden oluşuyor. Ancak, bu yüksek sayıya rağmen, nitelikli iş fırsatları sınırlı kalıyor. İşbaşı Eğitim Programları (İEP) gibi devlet destekli programlar, bu durumun bir geçici çözüm olarak görülse de, uzun vadeli bir stratejiye dönüşmesi gerekiyor. İEP’e katılan doktora mezunları, yüksek lisans mezunları ve diğer eğitimli bireyler, programlara katılarak çalışma hayatına girmeye çalışırken, gerçek sorun olan işsizlik ve yetersiz ücretli işlerin çözülmemesi, umutsuzluğa sevk edici bir durum yaratıyor.

İEP kapsamında, 2026 yılının ilk sekiz ayında 10 bin 341 program düzenlenmiş ve 48 bin 445 kişi bu programlara katılmış. Katılımcıların 4 bin 896’sı ön lisans, 3 bin 409’u lisans, 57’si yüksek lisans ve 2 doktora mezunu bu programlara dahil olmuş. Programlara lise mezunu 22 bin 954, ilköğretim mezunu 12 bin 851 kişi katılmış ve hatta 732 kişi okuma yazma bilmediği halde programa dahil olmuş. Bu durum, eğitim sisteminin kalitesinin ve bireylerin iş gücü piyasasına hazırlığının yetersiz olduğunu gösteriyor.

İEP’e katılanlara günlük 1.079,83 lira cep harçlığı ödeniyor. Bu ödeme, iş arayanların durumunu ne kadar rahatlatıyor olsa da, temel sorun olan işsizliğin çözülmediği gerçeği göz ardı edilmemeli. Programa katılanların büyük bir kısmı, 15-24 yaş aralığında yer alırken, emeklilik çağındaki vatandaşların da programa dahil olması, farklı yaş gruplarının işsizlik sorununa çözüm arayışını gösteriyor. Bu tablo, devletin işsizlikle mücadelede daha kapsamlı ve hedefli stratejiler geliştirmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.