İstanbul’ın kalbinde, şehrin nefesini besleyen ormanlar, son zamanlarda beklenmedik bir dönüşüm sürecine girdi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürütülen kapsamlı bir operasyon, şehrin doğal sınırlarını yeniden çizerek, konut projeleri ve özelleştirme girişimleriyle orantılı bir genişleme alanı oluşturdu. Bu hamle, şehrin yeşil alanlarını koruma konusundaki hassasiyeti sorgularken, aynı zamanda İstanbul’un geleceği için yeni bir mimari vizyonu da beraberinde getirdi.

Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri, Beykoz’un eşsiz manzaralarıyla bilinen Paşamandıra ve Dereseki mahallelerinde yaşandı. Özellikle havuzlu villaların hemen yanındaki araziler, orman sınırları dışına çıkarılarak, lüks konutların inşaatına zemin hazırlandı. Bu süreçte, 3.665 metrekarelik orman arazisi, yeni yapılaşma projelerine hizmet ederken, bölgedeki doğal denge de önemli ölçüde sarsıldı. Bu durum, sadece çevredeki yaşam kalitesini etkilemekle kalmadı, aynı zamanda bölgedeki ekosistemlerin de geleceği hakkında ciddi endişeler uyandırdı.

Bu kapsamlı yeniden düzenleme, Sarıyer’in Kumköy (Kilyos) Mahallesi’ndeki Doğal Sit Alanı’nın statüsünün değiştirilmesiyle daha da derinleştirdi. Alan, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak yeniden tanımlandı. Bu tescil, bölgedeki yapılaşma faaliyetlerinin sınırlandırılmasına yol açarken, aynı zamanda ormanlık alanların korunması açısından da önemli bir adım oldu. Ayrıca, Rumelifeneri Mahallesi’ndeki 3. Etap’ın da benzer şekilde “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesi, şehrin yeşil alan stratejisinin daha da kapsamlı bir şekilde planlanmasına işaret etti.

Ek olarak, Hazine’ye ait olan 17.893 metrekarelik ağaçlık arazi, özelleştirme sürecine dahil edilerek, şehrin doğal mirasının korunması ve geliştirilmesi konusunda yeni bir perspektif sunuyor. Bu türden projeler, İstanbul’un gelecekteki yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra, şehrin doğal kaynaklarını daha verimli bir şekilde kullanmaya yönelik önemli bir adım olabilir. Ancak bu tür dönüşümlerin, çevresel etkileri dikkatlice değerlendirilerek, sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir.”} attı: