Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleler'deki özel bir etkinlikle bir araya geldi. Bu topluluğun, Türkiye'nin ekonomik ilerlemesinde kritik bir rol oynayan, deneyimli temsilcileriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bu kurumun önemini ve stratejik değerini de vurguladı.

Tören sırasında, Erdoğan, Türkiye'nin son yıllardaki ekonomik başarı hikayesinin, iş dünyasının özverili çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. Özellikle, uzun yıllardır TOBB'un bir parçası olan ve Birliğin kurumsal hafızasını oluşturmuş olan emekli üyelerine derin saygı ve minnet ifade etti. Bu değerli bireylerin, ülkenin büyüme ve kalkınma yolculuğunda, azim ve sabırla verdikleri mücadelelerin, bugünlere gelmemizdeki en önemli itici güç olduğunu belirtti. Bu çerçevede, berat ve plaket töreni, hem bir onurlandırma hem de bir vefa ifadesi olarak anlam kazandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB'un, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu ve ihracatın büyük bir bölümünün oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Aynı zamanda, istihdamın önemli bir kısmının da bu firmalar tarafından sağlandığını vurgulayarak, TOBB'un ekonomik büyümeye katkılarının ne kadar büyük olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, oda ve borsaların, şehirlerin kalkınması için her fırsatı değerlendirerek, imkanlarını seferber ettiğini ve samimi bir gayretle çalıştığını da ekledi. Bu çalışmaların, başarı tablosunun her geçen gün büyüdüğünü ve daha da belirgin hale geldiğini ifade etti.

Son olarak, Erdoğan, TOBB'un, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemlerinden biri olduğunu belirterek, Birliğin 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye'nin ve ekonomimizin lokomotifi olduğunu, omurgası olduğunu ve en büyük itici gücünü oluşturduğunu vurguladı. İhracatın yüzde 99'unun bu firmalar tarafından gerçekleştirilmesi ve 17 milyonluk mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74'ünün sağlanması gibi önemli verilerle, Türkiye'nin ekonomik gücüne olan inancını pekiştirdi. Bu durum, Türkiye'nin küresel arenada rekabet gücünün ve direncinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.