Konya’nın ıslak yataklarında, zamanın sessiz tanığı olan bir trajedi ortaya çıktı. Muazzez Bayhan isimli 43 yaşındaki bir kadının, cezaevinden izinli çıkıp firar eden eski eşi Münür Turhan tarafından şiddetle sonlandırılmış hayatı, dere yatağına gömülmüş gibi görünüyordu. Bu olay, geçmişte karanlık suç kaydı barındıran Turhan’ın, kontrol edilemeyen öfkesinin ve pişmanlıklarının acı bir tezahürü oldu.
Olay, 27 Haziran 2025 tarihinde, Muazzez Bayhan’ın çocuklarıyla birlikte yaşadığı evde başladı. Turhan, cezaevinden izinli olarak ortaya çıktı ve Bayhan’ı, hayatının akışını değiştiren boşluğun acısıyla birlikte götürdü. Muazzez Bayhan’ın kaybolması, yakını olanların çaresizliğinin ve umutsuzluğunun bir göstergesi oldu. Ancak, Jandarma ve özel timlerin titiz çalışmaları, bu kayıp hikayesine acı bir son getirecekti.
Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından başlatılan kapsamlı soruşturma, güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi, HTS verilerinin analiz edilmesi ve Bayhan’ın potansiyel varlıklarının araştırılması gibi adımları içeriyordu. Ekipler, 16 Eylül 2025’te İnsuyu Mahallesi yakınlarında bulunan bir dere yatağında, gömülü kafatası ve kemik parçalarına ulaştılar. Bu buluntaların, Muazzez Bayhan’a ait olduğu belirlenmesi, soruşturmanın yönünü daha da netleştirdi.
DNA analizleri sonucunda, bulunan kemiklerin Bayhan’a ait olduğu kesinleşti. Bu, Münür Turhan’ın suçunu itiraf etmesine ve Yozgat Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda tutuklanmasına zemin hazırladı. Turhan’ın, 40’ın üzerinde suç kaydı, 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası ve alkolün etkisi altındaki bir kıskançlık kavgası sonucu Bayhan’ı öldürmesi, Konya’nın huzurlu yüzeyinin altındaki karanlık sırları gün yüzüne çıkardı. Cinayetin ardından, Turhan’ın eski eşine ait altın kolye gibi değerli eşyaları da bozdurduğu ortaya çıkmış, bu da olaydaki acımanın boyutunu daha da vurgulamıştı.