Ekonomi dünyasının nabızını tutan özel ekibimiz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı Forex soruşturması kapsamında elde ettiği çarpıcı bilgileri derledi. Soruşturma, dolandırıcılık, yasa dışı sermaye ticareti ve suç örgütünü kurma gibi ciddi suçlara uzanan bir yapının izlerini sürerken, İsrail bağlantısı iddiaları ve kripto para operasyonları da dosyayı daha da karmaşık hale getirdi. İfadelerde, yatırım vaadiyle aranan ve müşteri bilgilerinin para karşılığında temin edildiği iddia edilen bir şebekenin detayları gün yüzüne çıktı.
Soruşturmaya katılan Murat Demirbaş’ın ifadeleri, soruşturmanın merkezine yerleşti. Demirbaş, FACTO isimli şirketin sahibi Amıt Ygal’ın İsrailli olduğunu ve şirketin yönetimiyle fiili olarak ilgilenen kişilerin farklı olduğunu savladı. Ayrıca, şirket içerisinde yöneticilerin Ygal’a bağlı çalıştığını ve Türkçe konuşulmasının kurum içinde kesinlikle yasak olduğunu belirtti. Operasyonun ardından yaşanan panik ve personel sayısında yapılan değişiklikler de Demirbaş’ın ifadelerinde yer aldı. 10 Mart 2026 tarihinde yapılan polis operasyonunun, şirket yöneticilerini derinden sarstığı ve çalışan sayısının önemli ölçüde azaldığı vurgulandı. WhatsApp üzerinden yapılan iletişimlerde, operasyon ve gözaltı ihtimali gibi konuların tartışıldığı ve çalışanların güvenli bir şekilde durumu atlatma yöntemleri üzerine yoğunlaştığı kaydedildi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, Sky Marketing ve Movimiento isimli çağrı merkezlerinin rolü ortaya çıktı. Bu merkezlerde, farklı ülkelerde (İsviçre, İsveç, Almanya, Hong Kong, Avustralya, Singapur, Filipinler, Malezya, Dubai) Forex üzerinden yatırım adı altında insanları arayarak yatırım yapmaya teşvik ettikleri tespit edildi. Bu merkezlerde kullanılan veri ve hesap sistemleri hakkında da bilgi alındı. Şirketlerin, Türkiye dışındaki şirketlerden para karşılığında müşteri bilgileri (DATA) temin ettiği ve bu bilgileri CRM sistemleri üzerinden çalışanlara dağıttığı ortaya çıktı. Ayrıca, kripto para kullanımına da yoğun ilgi gösterildiği ve şirketlerin farklı ülkelerle bağlantılı veri ve hesap sistemlerinin kullanıldığı kaydedildi.
Soruşturma ekibinin elde ettiği bilgilere göre, operasyonda kullanılan ‘İnefex’ adı altında bir iletişim ağı ve yurt dışında bulunan adını bilmediği şirketlerden temin edilen veriler de önemli bir rol oynuyordu. Hümeyra Doğaner’in ifadeleri, müşteri bilgilerinin nasıl elde edildiğini ve dağıtıldığını daha da netleştirdi. Bu karmaşık ağın, uluslararası yozlaşmış bir yapı tarafından yönetildiği ve suç örgütünün finansal operasyonlarını desteklediği şüphesi güçleniyor. Soruşturmanın devam etmesiyle birlikte, bu şebekenin arkasındaki gerçek isimlerin ve bağlantıların da ortaya çıkması bekleniyor.