İngiltere'de 18 yaşındaki Mollie Lock, hayatının akışını değiştirecek bir süreci, sıradan bir öksürük ve hafif boğaz ağrısıyla başlatmıştı. Ancak bu başlangıç, onun için felaketin kapısını aralayacaktı. Gelişen belirtiler, ilk başta basit bir enfeksiyon olarak değerlendirilse de, Mollie'nin vücudunda ortaya çıkan olağan dışı değişimler, ailesini ve doktorları da şaşkınlığa düşürdü.
Mart ayının başında başlayan ve halsizlik, kusma, boğaz ağrısı gibi semptomlarla kendini gösteren rahatsızlık, hızla kontrolden çıktı. Mollie'nin yüzü ve vücudu, şiddetli kaşıntılı döküntülerle kaplanmaya başladı. Yüzünde ve gözlerinde aşırı şişlikler (ödem) oluşurken, vücudu yayılan bu döküntüler, onu tanıdığı bir insan gibi göstermiyordu. Ailesi tarafından ilk başta normal bir grip veya bademcik iltihabı sanılan durum, kısa sürede daha ciddi bir tabloyu ortaya koydu.
Hastaneye başvuran Mollie'nin yapılan testleri, doktorların şaşkınlığına yol açtı: Glandüler Ateş, yani ‘Öpücük Hastalığı’ teşhisi konuldu. Halk arasında yaygın olarak bilinen bu hastalık, Epstein-Barr virüsünün (EBV) neden olduğu bir enfeksiyondur ve öpüşme, ortak kullanılan eşyalar veya tükürük teması gibi yollarla bulaşabilir. Mollie'nin yaşadığı bu travmatik süreçte, aynaya bakmaktan acziyet, ailesi ve arkadaşları tarafından şok edici bir şekilde karşılanması, onun için büyük bir psikolojik yük oluşturdu. Kendisini tanımadıklarını ifade eden sevdikleri, onun hayatında neyin değiştiğinin farkına varmıştı.
Mollie’nin hastanede geçirdiği beş gün, onun için uzun ve zorlu bir süreçti. Hastalığın şiddeti nedeniyle üç hafta boyunca yatağa bağımlı hale gelen genç kadın, iyileşme sürecinde önemli zorluklarla karşılaştı. Karaciğer ve dalak hassasiyetinin getirdiği kısıtlamalar, alkol ve temas sporlarından uzak durmasını gerektiriyordu. Şimdi, aradan aylar geçmesine rağmen, Mollie eski enerjisine ulaşmakta zorlanıyor. Ancak yaşadığı bu olayın ardından, diğer gençlere bir uyarıda bulunuyor: