Meram’ın kalbinde, şiddet ve çaresizliğin izleri derin bir trajediye dönüştü. Cumartesi öğleden sonraya, Havzan Mahallesi’ndeki bir parkta kanlı bir manzara ortaya çıktı. Çevredekilerin dikkatli gözlemlerinin ardından harekete geçen polis, genç bir adamı, kanlı kıyafetleriyle ve yaralı elleriyle yakaladı. Bu adam, Cihan Dinçer, polise şok edici bir ifade verdi: ‘Anne ve babamı öldürdüm, evdeler.’ Bu ifade, bir ailenin sonsuz acısının başlangıcını işaret etti.
Olay yerinden gelen bilgiler, Dinçer’in uzun süredir devam eden psikolojik zorluklar ve kullandığı ilaçlar nedeniyle rahatsızlık yaşadığını gösteriyordu. Sorgu sırasında sessiz kalan genç adam, susma hakkını kullanarak delil toplamada önemli bir rol oynadı. Ancak bu sessizlik, aslında bir katilin derinlerdeki karmaşıklığını da ortaya koyuyordu. Adli makamlar tarafından yakalanan Dinçer, ardından gözaltına alındı ve emniyetteki işlemleri başlatıldı.
Olayın merkezinde yer alan veteriner çift, Nazife Çiğdem ve Gökhan Dinçer, hukuk fakültesi öğrencisi oğulları Cihan Dinçer tarafından acımasızca şehit edildi. İtfaiye ekipleri, evde buldukları cansız bedenleri Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. Cihan Dinçer’in ifadesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda, cinayetin psikolojik nedenlerle bağlantılı olduğu düşünülüyordu. Ailenin bu acı verici kaybı, Türkiye’nin dört bir yanındaki insanları derinden etkiledi.
Dinçer çiftinin cenazeleri, dün öğle saatlerinde Kurtuluş Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa verildi. Konya Valisi, İl Emniyet Müdürü ve çiftin yakınları, bu acı günü birlikte paylaştılar. Hukuk fakültesi öğrencisi Cihan Dinçer ise mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu trajik olay, adalet arayışını ve vicdanı sorgulamayı yeniden gündeme getirdi. Şimdi bekleyen en büyük soru, bu cinayetin ardındaki psikolojik nedenlerin ve katilin yargılanması sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve nihai olarak bu aileye adil bir sonuca varılıp varılmayacağı.