Türkiye’nin savunma sanayii operasyonlarının hızla gelişmesiyle birlikte, bu projelerin arkasında faaliyet gösteren tedarikçi yelpazesi de önemli ölçüde genişliyor. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, bu durumun, ülkenin savunma teknolojilerini geliştirme ve üretme kapasitesinin ne kadar ileri boyutlara ulaştığını gösterdiğini vurguladı. Özellikle KAAN ve SİPER projeleri, bu genişleyen tedarik zincirinin en belirgin örneklerini sunuyor.

Son verilere göre, TUSAŞ’ın geliştirdiği KAAN projesinde yaklaşık 750 firma görev alırken, uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER’de ise ROKETSAN ve ASELSAN ile birlikte yaklaşık 1000 firmanın yerini aldığı açıklandı. Bu rakamlar, savunma sanayiinin artık sadece ana yüklenicilerden ibaret olmadığını, çok sayıda alt yüklenici ve tedarikçinin bu projelerin başarısında kritik bir rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Görgün, bu karmaşık yapıların, savaş uçakları gibi yüksek teknolojili platformların geliştirilmesi sürecinde, ana yüklenicinin yanında iş birliği yapabilen, farklı uzmanlık alanlarına sahip birçok şirketin yer almasını gerektirdiğini belirtti.

Bu durum, savunma sanayiindeki teknolojilerin giderek daha karmaşık hale geldiği ve bir platformun arkasında onlarca hatta yüzlerce şirketin yer alabileceği gerçeğini de gözler önüne seriyor. TUSAŞ’ın kendi verileri, farklı havacılık, uzay, helikopter ve insansız hava aracı projelerinde 1000’in üzerinde onaylı tedarikçisi olduğunu gösteriyor. Ancak bu rakam, sadece TUSAŞ’ın tüm projelerini kapsarken, KAAN projesi için açıklanan 750 firma doğrudan bu platformun tedarik ekosistemine odaklanmış durumda. Bu, savunma sanayiinin, tedarik zincirinin her bir aşamasında uzmanlaşmış firmalarla iş birliği yaparak, daha hızlı ve verimli bir şekilde ürün geliştirmeyi hedeflediğini gösteriyor.

Savunma Sanayii Başkanı Görgün’e göre, bu tür geniş bir tedarikçi ağı oluşturmak, sadece üretim kapasitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda hız ve rekabet avantajı sağlayacak. Sistemler sistemi haline gelen savunma platformlarında, kritik parçadan en küçük bileşene kadar tüm tedarik zincirinin güvence altına alınması gerekiyor. Bu bağlamda, Denizli’deki Savunma Sanayi İl Buluşması, kentin üretim kabiliyetlerini savunma sanayiine sunarken, yerli ve yabancı firmalar arasında iş birliği fırsatları yaratmayı hedefliyor. Yeni tedarikçilerin sisteme dahil edilmesi, hem üretim kapasitesini artıracak hem de savunma sanayiinin teknolojik altyapısını zenginleştirecek.”}p>