Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç ve şiddetle mücadelede kaydedilen başarıları bir kez daha gözler önüne seren önemli bir açıklamada bulundu. Bakan Gürlek, İstanbul ve Osmaniye'de uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan iki cinayet dosyasının, son teknolojik ve bilimsel yöntemlerle yürütülen titiz araştırmalar sonucunda aydınlatıldığını duyurdu. Bu gelişme, ailelerin umutlarını tazeleyen ve adalete olan inancı güçlendiren bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Soruşturmalar, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonuyla, HTS kayıtları, kamera görüntüleri, tanık ifadeleri ve kriminal analizler gibi çok sayıda delilin kapsamlı bir şekilde incelenmesiyle gerçekleştirildi. Bakan Gürlek, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki hükümetin, hiçbir suçun cezasız kalmayacağı ve hiçbir cinayetin faili meçhul bırakılmayacağı kararlılığını vurgulayarak, bu çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Adalet Bakanlığı'nın bu kararlı yaklaşımı, halkın güvenini sağlamak ve toplumsal huzurun tesis edilmesi açısından kritik bir öneme sahip.

İstanbul'da 6 Temmuz 2018 tarihinde meydana gelen ve Abdülhamid Terkin'in ölümüyle sonuçlanan olayda, uzun süren inceleme sonucunda beşinci şüpheli tespit edildi. Güvenlik kameralarından elde edilen ve iyileştirilen görüntüler, tanık ifadeleri ve HTS kayıtları, olayın perde arkasını ortaya çıkardı. Şüpheli, kasten öldürme suçundan tutuklanarak adalete hesap vermeye başladı. Bu başarı, Adalet Bakanlığı’nın delilleri titizlikle değerlendirme ve suçluları yakalama konusundaki etkinliğinin bir göstergesi olarak kabul edildi.

Osmaniye'de ağustos ayında kaybolan Ayşegül Yaşar davasında ise bilimsel yöntemler devreye girdi. HTS kayıtları, kamera görüntüleri, tanık ifadeleri ve kriminal analizler sonucunda, şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulgular, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Bulguların, Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olması üzerine çalışmalar derinleştirildi ve şüpheli ile birlikte anne ve babası da gözaltına alındı. Bu başarı, özellikle biyolojik delillerin suç soruşturmalarında ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıkları, İl Emniyet Müdürlükleri ve Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ile sürece katkı sağlayan tüm kamu görevlilerine teşekkür edildi.”}