Türk müziğinin sevilen ismi Fatih Erkoç, son zamanlarda yaşadığı sağlık sorunlarıyla büyük bir dikkat çeken bir dönemin ardından, “Seyirde” programına yapacağı canlı yayınla yeniden gündeme geldi. 73 yaşındaki sanatçı, geçmişte yaşamış olduğu ağır hastalıkların ardından denize olan tutkusunun sağlığına yaptığı büyük bir katkıyı, kendi ağzından paylaşarak hem hayranlarına ilham veriyor hem de sağlık üzerine önemli bir mesaj veriyor. Erkoç, bu zorlu süreçlerdeki mücadelelerini ve bu mücadelede denizin oynadığı rolü, çarpıcı detaylarla anlattı.
Erkoç, 2016 yılında teşhis konulan lenf kanseri ve ardından 2022 yılında geçirdiği kalp krizi gibi kritik noktaları, kendi yaşam hikayesi üzerinden değerlendirdi. Kanser tedavisinin getirdiği yorgunluk ve moral bozukluğu karşısında denize yöneldiğini, bu durumun kendisine hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük bir rahatlama sağladığını ifade etti. Özellikle yelken yapma eyleminin, onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda hayat kurtaran bir tedavi yöntemi olduğunu vurguladı. Bu süreçte eşi Mehlika Erkoç'un sabrını ve desteğini özellikle övdü, geçmişte yaşanan gergin anları ve özürlerini samimiyetle dile getirdi.
Kalp krizi geçirmeden önceki dönemdeki öfke ve sinirleri, Erkoç’un kendi kendine de acı veren bir durum olduğunu belirtti. Eşinin kendisine sürekli olarak sabır gösterdiğini, onun desteği olmadan bu zorlu süreçleri atlatamayacağını ifade etti. “Kalp krizinden önce ben trafikte canavar gibiydim. Çok sinirliydim. Beste yaparken, söz yazarken eşim bana çay ya da kahve getirdiğinde ‘Niye beni rahatsız ediyorsun?’ diye parlıyordum. Başka kadın olsaydı çoktan boşamıştı. Sabretti ve dayandı” sözleriyle eşine olan minnetini dile getirdi. Bu olay, Erkoç’un hayatında denizin önemini daha da artırmıştı.
Kriz sonrası tamamen değişen hayata bakış açısını anlatan Erkoç, “Şimdi mis gibi yaşıyoruz. Her geçen yıl, 39. yılı bitirmemize rağmen birbirimizi daha çok sevdiğimizi hissediyoruz. Kalp krizi sonrası şeker gibi oldum” diyerek, denizin kendisine verdiği yeni yaşam tarzını tarif etti. Yelken yapmanın, onun için sadece bir aktivite değil, aynı zamanda bir ilaç gibi olduğunu, üzerindeki olumsuz etkileri tamamen yok ettiğini ve yaşam enerjisini yeniden alevlendirdiğini vurguladı. “Yelken yapmak bana büyük bir ilaç gibi geldi” sözleriyle, bu deneyimin kendisi için ne kadar değerli olduğunu ifade etti. Bu deneyim, Fatih Erkoç’un hayata yeniden bağlanmasını sağladı ve onun hikayesi, umut ve direncin bir sembolü haline geldi.