Türkiye, cefazedir, gururludur. Şehitlerimizin kanları, bu vatan toprağına karıştığı kadar milletimizin kalbine de işlemiştir. Bugün burada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği bu anlamlı törende, bizler de o cefaları anan, o gururu paylaşan, o mirası yaşatan bir milletiz. Şehitlerimizin emaneti, bizlere düşen en büyük görevdir: Ülkemizi, bölgemizi ve tüm dünyayı barış ve huzurla buluşturmaktır. Bu emaneti, kimse bozmayacak, kimse rencide etmeyecektir.
86 milyonun kardeşçe bir arada yaşadığı bu Türkiye’de, terörün karanlık gölgesinin dağılması, şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları sayesinde mümkün olmuştur. Bu süreçte, terörün karanlık emelleri, milleti böldürmeyi başaramamıştır. Devletimiz, bu zaferlerin ilham kaynağını, şehitlerimizin canlarını ortaya koyduğu değerleri, hedefleri olarak belirlemiştir. Şahsiyetimiz ise bu değerlerle güçlenmiştir. Bin yıllık bir mücadele boyunca, bu topraklarda yaşamak için nice yiğitler can verdiler. Şehitlerimizin, 86 milyonun huzur, güven ve dayanışma içinde bir arada yaşaması için attığı adımlar, bugün bizlere ilham vermektedir.
Bu önemli projeyle, şehit ve gazi yakınlarımız kamu kurumlarına yerleştirilecek, onların da ülkemizin hizmetkârı olmaları sağlanacaktır. 1995-2002 yılları arasındaki istihdam çalışmalarıyla sadece 6 bin 315 şehit yakınına kapı açılmışken, bugün kura çekimiyle 571 yeni kardeşimizi kamuda istihdam ederek, toplamda 53 bin 179 şehit yakınına, gaziye ve gazi yakınına yer sağlayacağız. Bu, sadece bir istihdam projesi değil, aynı zamanda şehitlerimizin mirasını yaşatmanın, gazilerin emeklerini büyütmenin ve şehit yakınlarımızın onurlarını korumanın bir yoludur. Bu hizmeti sunarken, şehit ve gazilerimizin haklarını ödeyemeyeceğimizi biliyor, ancak bu onuru onlara adadığımız için gurur duyuyoruz.