Üniversite kampüslerinin yeniden canlanışıyla birlikte, yurtlara yerleşen gençlerin beklentileri boşa çıkıyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (KYK) yurt içindeki temel hizmetlerin (yemek, kuaför, berber gibi) ihale süreci, planlanan tarihlerinden günler sonra sonuçlanmamış, bu durum öğrenciler için ciddi bir aksaklığa yol açmış durumda. Eğitim hayatının en yoğun döneminde yaşanan bu gecikme, öğrencilerin sosyal ve ekonomik refahını doğrudan etkileyerek, önemli bir sorun haline gelmiş.

İşletmelerin belirlenmesi aşamasındaki usulsüzlükler ve bürokratik engeller, yurtlarda yemek hizmetinin başlamasını geciktirmiş. Yurtlara yerleşen öğrenciler, yemeksiz günler geçirmek zorunda kalırken, özellikle maddi durumu hassas olanlar için durumlar daha da kritik hale gelmiş. Çevredeki yurtlardan yardım talepleri de mutfak kapasitesini aşmakta zorlanmış, bu da çözüm arayışlarını karmaşıklaştırmış. Bu durum, öğrencilerin eğitimlerine odaklanmalarını engelleyen ve motivasyonlarını düşüren bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

İstanbul Üniversitesi’nin, 2026-2027 eğitim yılına hazırlık amacıyla yemekhane ücretlerine yaptığı aşırı artış (yüzde 34.62), öğrencilerin zaten yaşadığı mağduriyeti daha da derinleştirmiş. Bir öğün yemeğin 70 TL’ye yükseltilmesi, öğrencilerin bütçelerini zorlamış ve bazılarını öğün atlamaya yöneltmiş. Öğrenciler, okul yönetiminden ve ilgili kurumlardan çözüm talep ederek, parasal zorluklar ve kalitesiz yemekler nedeniyle açlık ve mağduriyet yaşamaya devam ettiklerini dile getirmişlerdir. Okulun devasa bütçesiyle öğrencilerin açlık çektiği durum, büyük bir adaletsizlik olarak değerlendiriliyor.