Yerinize ve anılarınıza saygı ile açılıyoruz. Sevgili Gülsen Tuncer’in kaybı, sanat dünyamızın derin bir yara açarken, şimdi de Yunanistan’ın önde gelen figürlerinden Margarita Papandreu’nun sonsuzluğa göçü, uluslararası arenada yankı uyandırıyor. 103 yıllık hayatı boyunca, kadın hakları, barış ve insan hakları mücadelesine öncülük etmiş, sayısız hayatı değiştirmiş bir kadın öncü olarak anılacaktır.

Margarita Papandreu, sadece bir isim değil, aynı zamanda cesareti, kararlılığı ve insanlığa olan sonsuz bağlılığını simgeleyen bir yaşam felsefesidir. 1968’de “Zilli Zarife” adlı oyunda rol almış, o zamandan beri Türkiye’de televizyon dizileriyle tanınmış olsa da, onun gerçek gücü, toplumun sessiz kalmış seslerine duyarlılığı ve adaletsizliğe karşı duruşuyla kendini göstermişti. Usta oyuncu, “yiğitliği” ve “sömürüye karşı direnci”yle ölümsüzleşmiş, Cumhuriyet devrimlerine bağlı bir aydın olarak, dünyaya güzellikler katmaya devam etmiştir.

Yunanistan’da, Amerika doğumlu bir kadın olarak hayatını, feminist idealleri, barış eylemciliği ve insan hakları savunuculuğu ile şekillendirmiştir. Yakın arkadaşı ve yoldaşı olan Gülsen Tuncer ile birlikte, “WINPEACE Türkiye-Yunanistan Kadın Barış Girişimi”ni kurarak, iki ülkenin kucaklaşması için çabaladılar. 1985 yılında Nairobi’de düzenlenen Dünya Kadın Konferansı’nda tanışıp, barış ve kadın hakları eylemlerinde yoldaş olmaları, bu ortak hedefe ulaşmalarında kilit rol oynamıştır. Aynı zamanda, NATO ve Varşova Paktı’na baskınlar düzenleyerek, şiddet dışı çözüm yollarını savunmaları, cesaretleri ve kararlılıkları ile tüm dünyada örnek olmuşlardır.

Margarita Papandreu, Kıbrıs sorununda da aktif rol oynamış, kadın ve barış konularında çalışan STK’lere destek vermiş, “Barışı Kazan” sloganıyla ilerici bir hareket yaratmışlardır. İki ülkenin gençlerini “barış elçisi” olarak yetiştirerek, şiddetten arınma yolları öğretmeleri, eğitim sistemlerine “barış dersleri” yerleştirmeleri ve “Barış Merkezi” kurmaları, uzun vadeli bir barış stratejisinin parçası olmuştur. Uluslararası platformlarda çalışmalarının örnek gösterilmesi ve ödülleri kazanması, insanlığın barışa ulaşma yolunda attığı önemli bir adımdır. Margarita’nın ruhu, hep genç, hep çalışkan ve hep geleceğe dönük olacaktır. Onun mirası, barış, adalet ve insan hakları için verilen mücadelede sonsuza dek yaşayacaktır.”}p>