Moda sahnesinin yıldızı Didem Soydan, kariyerinin ve özel hayatının derinliklerine inen, unutulmaz bir itirafla gündeme geldi. Yıllar boyunca gizli tuttuğu, çocukluğunda konulan bir teşhisi ilk kez gözden geçirerek açıklamakla kalmadı, aynı zamanda otizm spektrumuna dair uzun süren yanlış algıları da ortadan kaldırma hedefiyle hareket etti. Soydan’ın bu cesur adımının, benzer zorluklar yaşayan bireylere ilham kaynağı olacağı düşünülüyor.
Didem Soydan, genç yaşlarında yaşananların, onun hayatını derinden etkilediğini ve bu etkileri uzun yıllar boyunca bastırmaya çalıştığını anlattı. 1980’li yıllarda, uzmanlar tarafından ‘maskelenmiş otizm’ olarak tanımlanan bir durumla karşı karşıya kalmıştı. Bu dönemde, yoğun duygu dalgalanmaları ve aşırı hareketlilik gibi belirtileri nedeniyle ailesi tarafından çeşitli sağlık kuruluşlarına yönlendirilmişti. İstanbul Üniversitesi’nde görev yapan bir psikiyatri uzmanının yaptığı detaylı değerlendirme sonucunda, kendisine otizm spektrumunda bir tanı konuldu. Bu teşhis, onun için bir dönüm noktası olmuş, hayatının akışını şekillendirmişti.
Ancak bu teşhis, o dönemde toplumda otizm konusunda yeterli farkındalık olmadığını ve bu tür durumların farklı bir gözle değerlendirildiğini Soydan hatırlatıyor. 1987 yılında, bu kavramlar aileler ve eğitimciler için oldukça yabancı ve karmaşık bulunuyordu. Didem Soydan da öğrenim hayatında bu durumun etkilerini hissetmiş, zorluklarla başa çıkmak için kendi yöntemlerini geliştirmişti. Zamanla, kendi iç dünyasını daha iyi anlamayı ve çevresiyle uyum içinde yaşamayı öğrenmişti. Bu süreçte, otizm teşhisi ile kimliğini birleştirmeyi ve güçlü yönlerini ortaya çıkarmayı başarmıştı.
Son yıllarda otizm spektrumuna dair farkındalığın artmasıyla birlikte, Didem Soydan bu konuyu daha açık bir şekilde paylaşma kararı almış.