Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybına ilişkin uzun süren soruşturmasında, tanık Hasan Atilla Uğur'un savcılığa verdiği yeni ifadeler dikkatleri yeniden çekti. Uğur'un ifadesi, olayın ilk aşamalarına dair önemli detaylar sunarken, aynı zamanda olayın ardındaki karmaşıklığı da gözler önüne seriyor. İfade sürecinde Uğur, Kozinoğlu'nun son saatlerini ve olayla ilgili kendi rolünü detaylı bir şekilde anlattı.

Uğur, Kozinoğlu'nun cezaevinde ani bir şekilde rahatsızlandığını ve kendisinin yanına geldiğini belirtti. Hastanın göğüs ağrılarının şiddetlendiğini ve acil müdahale gerektiğini ifade etti. Uğur, Kozinoğlu'na endiseyle seslenerek, “Senin yanına getirdiğin dil altı hapını kullanmamız gerekiyor” dediğini aktardı. Hapı uygulama sürecinde yaşanan belirsizlikler ve hatırlamalar, olayın nasıl geliştiğine dair soru işaretleri yaratıyor. Uğur, hapın nereden temin edildiğini, uygulamanın nasıl gerçekleştiğini ve ardından yaşananları tam olarak hatırlamadığını ifade etti. Bu durum, olayın detaylarını aydınlatmak için ek soruşturmaların yapılmasına zemin hazırlıyor.

Savcılık, Uğur'un ifadelerinde, olay anında saat 18.40'ta Kozinoğlu'nun odasına girmesi, yaklaşık 4 dakika içeride kalması ve ardından odadan çıkış şekli hakkında detaylı bilgiler yer alıyor. Uğur'un elinde bir cisim bulundurması ve bu cismin ne olduğunu hatırlamamasının, olayın karmaşıklığını daha da artırıyor. Ayrıca, Uğur'un odadan çıkışının ardından koğuşa giren ve kapıyı sol eliyle kapatan Kozinoğlu'nun davranışları da sorgulanmaya açık. Uğur'un, tanık olan diğer bir kişi olan Hasan Ataman Yıldırım'ın da olayda bir rolü olup olmadığını sorarken, Yıldırım'ın bardağı Uğur'a göstermesiyle ilgili şaşkınlığını dile getirdi.

Uğur'un ifadesinin en dikkat çekici noktalarından biri, Kozinoğlu'nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediği konusundaki değerlendirmesi oldu. FETÖ'nün Kozinoğlu'nu hedef aldığına dair kişisel kanaatini dile getirerek, olayın ardında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönünde düşüncelerini paylaştı. Aynı zamanda, kendisinin olayla herhangi bir ilgisinin, ihmalinin veya suistimalinin olmadığını vurgulayarak, soruşturmanın bu yönde ilerlemesini talep etti. Uğur'un bu ifadeleri, soruşturmanın yeni bir boyut kazanmasına ve olayın ardındaki gerçeklerin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayabilir.