İklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede bilim insanları, yerel koşulları en iyi şekilde değerlendiren yenilikçi çözümler üretiyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Orman Fakültesi’nin başlattığı, Prof. Dr. Derya Eşen liderliğindeki heyet, ormanların su kaynaklarına erişimini artırmak ve kuraklık riskini azaltmak amacıyla dikkat çekici bir yaklaşım geliştirmiş. Bu strateji, yüzyıllardır farklı medeniyetler tarafından kullanılan, ancak şimdi bilimsel yöntemlerle yeniden hayata kavuşturulan bir teknik üzerine kurulu:

Araştırmacılar, eğimli arazilerde yağmur suyunu akmadan durdurmak ve toprağa nüfuz etmesini sağlamak için baklava ve hilal şekilli yapılar inşa ediyor. Bu yapılar, aslında küçük ölçekli su havuzları oluşturarak, yağışın doğrudan akıp gitmesini engelleyerek toprağın nem içeriğini önemli ölçüde artırıyor. Bu yaklaşım, sadece fidanların sağlığını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda ormanların genel dayanıklılığını da güçlendiriyor.

Projenin temelinde yatan bilimsel prensip, yağmur suyunun hızla uzaklaşmasının önlenmesi ve toprağa süzülmesinin teşvik edilmesidir. Oluşturulan setler, suyun akışını yavaşlatarak, toprağın daha fazla su emmesini sağlıyor. Bu sayede, özellikle kuraklık dönemlerinde fidanların ihtiyaç duyduğu nemin korunması ve ağaç yetiştirmenin zor olduğu bölgelerde hayatta kalma oranlarının artırılması amaçlanıyor. Sistem, geleneksel fidan dikim yöntemlerine göre iki katın üzerinde toprak nemi sağlayarak fidanların gelişimini hızlandırıyor ve yaşam oranlarını önemli ölçüde artırıyor.

Üç yıldır süren bu projede elde edilen sonuçlar oldukça çarpıcı. Fidanların boy ve çap gelişimleri, yaşam oranları ve gürbüzlük indeksleri düzenli olarak ölçülmüş ve kaydedilmiş. Araştırmacılar, bu veriler ışığında, su hasadı uygulamasının kuraklık dönemindeki etkisini ve fidanların sağladığı avantajları somut olarak ortaya koymuş. Yapılan ölçümlere göre, sistemin uygulanması sonucunda toprak nemi, geleneksel yöntemlere kıyasla iki katın üzerinde artmış, fidanların hayatta kalma ve büyüme oranları önemli ölçüde yükselmiş. Ayrıca, bu yapılar, sonbahar yağışlarıyla birlikte otomatik olarak şarj edilerek, sistemin sürekli olarak suyla beslenmesi sağlanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, iklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir orman yönetimi için önemli bir kilometre taşı oluşturuyor.”}p>