İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Vesayet İnşalarına Karşı Millî İrade Mücadelesi Paneli’, Türkiye’nin tarih boyunca karşılaştığı zorlu sınavlara ve bu sınavların üstesinden gelme iradesine ışık tuttu. Panelde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, millî iradenin korunmasının, ülkenin geleceği için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin darbe ve vesayet girişimleriyle mücadelesinin önemini bir kez daha hatırlattı.

Duran, konuşmasında 17 Eylül’ün, merhum Başbakan Adnan Menderes’in ve dava arkadaşlarının idamının tarihin en acı ve en utanç verici sayfalarından biri olduğunu belirterek, 16 Eylül’de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın da bu acı günün önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Adnan Menderes’in ve diğer demokrasi savunucularının anısını minnetle yad ederek, Türkiye’nin demokrasi mücadelesindeki onurlu duruşunun önemini vurguladı. Siyasetçilere yönelik idam kararlarının, sadece bireylerin değil, milletin iradesini hedef aldığını belirterek, bu tür zihniyetlerin Türk milletinin istikbalini ve millî iradesini tehdit ettiğini ifade etti.

Panelde ayrıca Yassıada’nın hikayesi de ele alındı. Kayıpların geri getirilemeyeceği gerçeği kabul edilerek, adanın Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüştürülmesiyle geçmişe duyulan saygının ve adalet arayışının sembolize edilmesi hatırlatıldı. Yıllarca “yaslı ada” olarak anılan Yassıada, günümüzde müzeler, anıtlar ve sosyal alanlarla milletin demokrasi mücadelesinin kalıcı bir sembolü haline gelmiştir. Bu dönüşüm, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması ve aynı hataların bir daha yaşanmaması için önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Son olarak, 15 Temmuz’daki mitinglerin ve demokrasi yürüyüşlerinin altı çizildi. Duran, Türkiye’nin darbelere ve darbecilere, millî iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyeceğini, 15 Temmuz’da milletin sokaklara, meydanlara, köprülere ve Cumhurbaşkanı’nı karşılamak için havalimanlarına giderek, vesayet döneminin sona ermesi yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirterek, bu tarihi zaferin Türkiye’nin geleceği için bir ilham kaynağı olduğunu söyledi. Millî iradenin güç kazandığı dönemlerde ortaya çıkan siyasi mühendislik projelerine karşı milletin direnişinin, Türkiye’nin istikbalini şekillendiren en önemli faktörlerden biri olduğunu vurguladı.