İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü kapsamlı soruşturma, Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’nın, sermaye piyasasında yaşanan olağan dışı yükselişin ardındaki gerçekleri açıklamaya çalışırken ilginç detaylara yer verdi. Kumova, savcılığa verdiği ifadede, holding bünyesindeki çeşitli şirketlerin (bankacılık, faktoring, kripto) ve halka arz süreçlerinin karmaşıklığını gözler önüne serdi.

Halka arz sürecinde ilk olarak Tera Yatırım ile anlaşma kurduğunu belirten Kumova, bu anlaşmanın yüzde 2’lik bir komisyon oranına dayandığını ifade etti. Şirketinin yüzde 25’ini halka arz ederken, Tera Grubu’nun ve diğer yatırımcıların hisse alım satımlarında önemli bir rol oynadığını tespit etti. Ancak, hisse alım satımının şirket faaliyetleri ile doğrudan bir ilgisi olmadığını savunarak, bu durumun SPK denetimi altında gerçekleştiğini ve şirketin ticari operasyonlarına herhangi bir etkisi olmadığını savundu. Bu noktada, hisse senedi değerinin yaklaşık 15 milyar TL’den 1 trilyon 300 milyar TL’ye ulaşması gibi “anormal” bir artışın, şirketin stratejik hedeflerinden ziyade piyasa koşullarının bir sonucu olduğunu ileri sürdü.

Savcının Kumova’ya yönlendirdiği “46 TL’den yaklaşık 15 milyar TL’ye ulaşan şirketinizin, bir trilyon 300 milyar TL’ye ulaşmasında bir anormallik yok mu?” sorusuna, Kumova, “Evet, bahsettiğiniz rakam anormal bir rakamdır. Fakat hisse sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Hisse değeri ve satışıyla ilgilenmediğim için, tamamen şirketimin ticari faaliyetlerine odaklanmış durumdaydık” şeklinde yanıt verdi. Ayrıca, SPK tarafından denetlenen bir süreç olduğu ve anormal bir durum tespit edilirse şirkete bildirilmesi gerektiği düşüncesiyle hareket ettiklerini ekledi. Bu cevaplar, yatırımcıların beklentileriyle şirket yönetimi arasındaki uyumsuzlukları ve piyasa dinamiklerinin karmaşıklığını ortaya koyuyor.

Kumova’nın ifadesinde, halka arz sürecinden sonra bir yıl boyunca hisse satılamaması nedeniyle, yaklaşık yüzde 1’lik bir Destek Faktoring hissesini satma girişimi de yer aldı. Bu işlem, Emre Tezmen, Emir Sarp Yener ve Erdin’in de aralarından bir tanesini içeren bir ortamda gerçekleştirildi. İlk başta yüzde 5’lik bir kısım satılmak istendi ancak piyasa koşulları nedeniyle yüzde 1’lik kısma düşülmek zorunda kalınmıştı. Hisse değeri yaklaşık 800 TL civarındayken, yüzde 20 iskontolu bir anlaşma sonucu yaklaşık 700 TL’ye satıldı. Bu işlem, Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirildi ve tamamen resmi bir satıştı. Halka arz oranı yüzde 25 olan bir şirket söz konusu olduğundan, hisse senedi alım satımlarında Tera şirketleri ve bireysel yatırımcıların önemli bir paya sahip olduğunu belirterek, 60 katlık artışın TEFAS açık fonlarına geçişte bir anormallik olduğunu sezdiğini ifade etti.