Tahran yönetimi ile Washington arasındaki gerilim, stratejik su yolları üzerinden yeni bir boyuta taşındı. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, küresel ticaretin can damarları olan boğazlara yönelik sert uyarılarda bulundu. Velayeti, sadece Hürmüz Boğazı'nın değil, Kızıldeniz'in girişindeki Babu'l Mendeb Boğazı'nın da kontrol altında tutulduğunu ve gerektiğinde kapatılabileceğini ima etti.
Direniş Cephesi olarak adlandırdıkları yapının stratejik bir plan dahilinde hareket ettiğini vurgulayan Velayeti, ABD'nin bölgedeki hamlelerini "aptalca" olarak nitelendirdi. Danışman, Beyaz Saray'ın mevcut politikalarını sürdürmesi durumunda dünya genelindeki enerji akışının ve ticari faaliyetlerin ani bir hamleyle sekteye uğratılacağını savundu. Bu durumun, küresel piyasalarda telafisi güç bir krize yol açabileceği uyarısında bulunuldu.
Krizin diğer tarafında ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın enerji altyapısına yönelik ağır tehditleri yer alıyor. Tahran'a yönelik baskılarını artıran Trump, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine tamamen açılmaması durumunda ülkedeki elektrik santrallerini hedef alacaklarını duyurdu. Belirlenen sürenin dolmasına az bir zaman kala vites yükselten ABD Başkanı, operasyon için önümüzdeki Salı gününü işaret ederek saldırının kapsamı hakkında iddialı ifadeler kullandı.
Diplomatik nezaketin dışına çıkan açıklamalarında sert bir üslup takınan Trump, İran yönetimini hedef alırken oldukça ağır sözler sarf etti. Bölgedeki askeri gerginliğin tırmandığı bu süreçte, İran'ı teknolojik ve ekonomik açıdan on yıllarca geriye götürme vaadinde bulunan Trump, operasyonun "Taş Devri" etkisi yaratacağını öne sürdü. İki ülke arasındaki bu restleşme, Orta Doğu'daki dengeleri sarsarken uluslararası kamuoyunda endişeyle takip ediliyor.