Gazze Şeridi'nde, İsrail'in yoğun saldırıları ve yıkıcı etkileriyle 3 yılın ardından eğitim yeniden başladı. Bu dönüş, sadece bir okulun açılmasıyla değil, aynı zamanda savaşın yarattığı yıkımın ortasında, öğrencilerin ve öğretmenlerin direnişinin bir simgesi olarak öne çıkıyor. 541 bin öğrenci, savaşın izlerini taşıyan enkazların arasında, temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı koşullarda yeni bir eğitim yılına başlıyor.
Binlerce öğrenci, sabahın erken saatlerinde yıkılmış binaların ve hasar görmüş yolların arasından eğitim alanlarına ulaşırken, savaş öncesindeki imkanları artık hatırlamakta zorlanıyorlar. Yeni okul kıyafetleri, çantalar ve kırtasiye malzemeleri, savaşın getirdiği zorluklar nedeniyle erişilemeyen hayallere dönüşmüş durumda. Ailelerin büyük çoğunluğu, savaşın getirdiği ekonomik sıkıntılar nedeniyle sınırlı kaynaklarını bile eğitim malzemesi almak için kullanamıyor. Bu durum, eğitim sürecinin yeniden başlamasının ardındaki umutları, büyük bir gerilemeyle karşı karşıya bırakıyor.
Gazze Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı, çocukların yaklaşık 3 yıllık aranın ardından “yıkımın ortasında” eğitime döndüğünü vurgularken, bu eğitim yılını “istisnai koşullarda” başladıklarını belirtiyor. Bakanlık, savaşın yol açtığı kayıplara rağmen eğitim sürecinin yeniden canlanmasının, hayatın, onurun ve geleceğin yeniden inşa edilme çabasının bir parçası olduğunu ifade ediyor. 700 yüz yüze eğitim noktası hazırlandığı ve bu merkezlerin 500 binden fazla öğrenciye hizmet vereceği bilgisi veriliyor. Ancak bu imkan, her öğrenciye sunulmuyor; çevrimiçi eğitim, Gazze Şeridi dışında yaşayan öğrenciler ve imkanı olmayan öğrenciler için bir alternatif olarak kullanılıyor.
Eğitim altyapısı büyük ölçüde zarar görmüş durumda. Hastaneler, ibadethaneler, konutlar ve eğitim tesisleri, İsrail saldırıları sonucu ağır hasar görmüş veya tamamen yıkılmış. Okulların büyük bir bölümü yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı merkezlere dönüştürülmüş, geriye kalanlar ise savaşın yarattığı zorluklarla mücadele etmek için yeniden kullanılıyor. Bakanlık, bu koşulları “istisnai ve emsalsiz” olarak tanımlarken, eğitimin uluslararası hukukta güvence altına alınmış bir hak olmaktan çıkarak, öğrencilerin ve öğretmenlerin zorlu bir direniş mücadelesine dönüştüğünü belirtiyor. Bu yeniden doğuş, Gazze'nin yaralarını sarmak ve geleceğe umutla bakmak için bir fırsat olarak görülüyor.