Yunanistan’da akaryakıt fiyatlarındaki keskin yükseliş, enerji krizinin sadece bir parçası olarak değil, aynı zamanda ülkenin derinlemesine işlediği gelir eşitsizliğinin çarpıcı bir göstergesi olarak da öne çıkıyor. Avrupa Birliği’ndeki en yüksek benzin fiyatlarından biri olan Yunanistan’da, tüketicilerin karşı karşıya olduğu yük, ortalama gelir seviyesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu durum, ülke ekonomisi ve halkın yaşam kalitesi üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.

Avrupa Komisyonu’nun raporlarına göre, Yunanistan’da benzinin litresi 2.15 Euro (120.72 TL) seviyesinde bulunurken, bu durum AB ortalamasının yaklaşık 9.5 cent üzerinde kalmasına neden oluyor. Benzin fiyatlarındaki bu fark, özellikle düşük gelirli vatandaşlar için büyük bir yük oluşturuyor. Ülkedeki ortalama brüt maaş 17 bin 954 Euro iken, 50 litrelik bir benzin deposunu doldurmak yaklaşık 108 Euro (6064 TL) karşılığında. Bu, ortalama aylık maaşın %7.2’sini doğrudan akaryakıt harcamalarına ayırmak anlamına geliyor. Bu durum, diğer temel ihtiyaçlar için harcanabilir geliri ciddi şekilde azaltıyor.

Gelir dağılımındaki farklılıklar, akaryakıt fiyatlarının etkisini daha da belirgin hale getiriyor. Örneğin, Danimarka’da yüksek gelirler sayesinde 50 litrelik bir depoyu doldurmak, ortalama aylık ücretin sadece %2.15’ini oluştururken, Yunanistan’da bu oran %7.2’yi aşıyor. Bu durum, aynı miktarda benzin alabilen farklı ülkeler arasındaki büyük farkı gözler önüne seriyor. Fransa’da yıllık brüt maaş 43 bin 790 Euro iken, Almanya’da 53 bin 791 Euro, Danimarka’da ise 71 bin 565 Euro. Bu gelir farkı, benzin alım gücünde de belirgin bir şekilde kendini gösteriyor.