Küresel ekonomik manzaranın karmaşıklığı, yatırımcıların ilgisini çeken altın piyasasını da derinden etkilemeye devam ediyor. Merkez bankalarının politikaları, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik belirsizlikler altın fiyatları üzerinde önemli bir baskı oluştururken, uzman analistler bu dinamikleri dikkatle değerlendirerek yatırımcılar için yol haritası çizmeyi hedefliyor. Sözcü TV'ye konuşan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, piyasadaki mevcut durumun yatırımcılar için hem fırsatları hem de riskleri içerdiğini vurguluyor.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararları ve artan petrol fiyatları altın fiyatları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Petrol fiyatlarının 100-108 dolar bandına yükselmesi, enflasyonist baskıları artırıyor ve merkez bankalarının daha agresif faiz politikaları uygulamasına yol açabiliyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman olarak altın gibi varlıklara yönelmesine neden oluyor. Yıldırımtürk, beklentilerin satın alınıp gerçekleşmelerin satıldığı bir dönemin ardından yeni beklentilerle altının yönünü tekrar yukarı çevirdiğini ve bu nedenle yatırımcıların piyasadaki değişiklikleri yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, ABD Senato yenileme seçiminin belirsizliği de piyasalarda oynaklığa neden olabileceğini vurguluyor.

Yatırımcıların korunmasız bir şekilde piyasaya açılmamaları gerektiğini belirten uzman, dolar/TL oranındaki Merkez Bankası'nın kararlı duruşunun altın üzerindeki etkisini de değerlendiriyor. Yıl sonu beklentilerinin 51-55 lira bandına revize edilmesi, altın fiyatları üzerinde bir çarpan etkisi oluşturuyor. Kısa vadeli yüksek faiz ve fon getirilerine yönelenlerin yanıldığını ve uzun vadede altın gibi değerini koruyan varlıklara yönelmenin daha doğru strateji olduğunu belirtiyor. İç piyasadaki altın fiyatları ile dış piyasa arasındaki makasın daralması, yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor. Geçmişte uygulanan kota nedeniyle iç piyasanın kilogram başına binlerce dolar daha pahalı olduğunu hatırlatan Yıldırımtürk, şu anda tersine dönen dinamiklerle iç piyasanın dışarıya göre yaklaşık 1.000 dolar daha ucuz seyrettiğini açıklıyor.

Mehmet Ali Yıldırımtürk, hükümete altın ithalatındaki kotanın kaldırılması gerektiğini savunarak, sektörün canlanması ve ekonomiye gelir sağlama potansiyelini vurguluyor. Kotanın kalkması halinde iç ve dış piyasa arasındaki pozitif farkın 1.000-1.500 dolar seviyelerine çıkabileceğini öngörüyor. Ayrıca, gümüş piyasasına da değinerek, endüstriyel metal tarafında güneş paneli üretiminde pahalı gümüş yerine bakır macunu denemelerinin gümüşün hızını kestiğini ve gümüşün altınla birlikte yükseliş trendini izleyeceğini belirtiyor. Gümüşün 66 dolar ons seviyesindeki fiyatının 70, 72, 75 ve 80 dolar seviyelerine yükselebileceğini öngörüyor. Son olarak, yatırımcıları altın piyasasında sabırlı olmaya ve uzun vadeli stratejiler geliştirmeye teşvik ediyor.