İznik'in eşsiz coğrafi koşulları altında yetişen Müşküle üzümü, bölgenin en değerli tarım ürünü olarak konumlanıyor. 10 bin dönümden fazla alanda, binlerce yıllık bir mirasın somutlaşmış hali olan bu üzüm, sadece lezzetleriyle değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik önemleriyle de dikkat çekiyor. Üzümün hasat döneminin başlaması, İznik'in verimli topraklarının sunduğu bereketin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Bu özel üzüm, İznik Gölü'nün kıyısındaki verimli topraklarında, yüzyıllardır bölgenin en önemli ürünleri arasında yer almış. Tarihi kayıtlar, Müşküle üzümünün Bizans döneminden beri yetiştirildiğini, Osmanlı döneminde ise saray sofralarının vazgeçilmez bir parçası olduğunu gösteriyor. ‘Sarı altın’ olarak adlandırılan bu üzüm, ince kabuğu, uzun ömürlü aroması ve kendine özgü çekirdek yapısıyla öne çıkıyor. Hasat döneminde, üreticiler tarlalarında uzun saatler geçirerek, bu nadir ve değerli ürünü toplayıyorlar.

Müşküle üzümünün çekirdekleri, antioksidan içeriğiyle sağlık açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruyucu bir bariyer oluşturabileceğini belirtiyor. Halk arasında ise çekirdeklerin tüketiminin, çeşitli sağlık sorunlarına karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. Bu nedenle, hasat edilen üzümlerden elde edilen çekirdekler de değerli bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

İznik'te üretilen yaklaşık 30 bin ton Müşküle üzümü, hem yerel pazarda hem de yurt dışındaki Azerbaycan ve Rusya gibi ülkelere gönderiliyor. Üzümün hasadı, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlıyor ve İznik'in turizm potansiyelini de artırıyor. Üreticiler, kaliteli ürün ve verimli bir sezon beklentisiyle hasat dönemine girmiş bulunuyorlar.