Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın başkentinde gerçekleşen resmi ziyaret dönüşü, uçak içerisinde gazetecilere yönelik gerçekleştirdiği söyleşide, Türkiye’nin bölgesel ve küresel vizyonunu kapsamlı bir şekilde ortaya koydu. Erdoğan, Türk dünyasıyla ilişkilerde stratejik hedeflerini, bölgesel istikrar çabalarını ve NATO’nun geleceğine dair bakış açısını detaylı bir şekilde konuştu.

Erdoğan, Türk dünyasıyla ilişkilere gösterdiği öneme vurgu yaparak, Türk Devletleri Teşkilatı’nın bu amaca hizmet eden önemli bir platform olduğunu belirterek, “Aile meclisimiz” olarak gördükleri teşkilatın, iş birliği ve kalkınma potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Bu kapsamda, Türkiye’nin Türk dünyasının ekonomik, kültürel ve stratejik gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik ve savunma alanlarında kapsamlı yatırımlar yapmaya devam edeceğini vurguladı. Ecdadımızın Türk’ün gücünü dünya barışına dayandırmadaki rolüne atıfta bulunarak, günümüz koşullarında Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeler olarak yeniden bu rolü üstleneceğini ifade etti. Zirve yılının, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Liderler Zirvesi’nin ülkelerinde düzenlenmesiyle, teşkilatın hem içeride hem de dışarıda güçlenmesi için önemli bir fırsat sunacağını belirtti.

Erdoğan, aynı zamanda, Körfez krizi gibi hassas bir konuya da değinerek, İsrail’in bölgedeki provokatif eylemlerinin krizi derinleştiren en önemli faktörlerden biri olduğunu belirterek, bu kışkırtmaların etkisiz hale getirilmesi ve gerçek bir barışın inşa edilmesi gerektiğini savundu. Bölgesel istikrarın sağlanması için, kısa vadeli hesapların bir kenara bırakılması ve ülkelerin kendi vatandaşlarının çıkarlarını ön planda tutması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin, bölgedeki kaosun daha da karmaşık hale gelmeden ortadan kalkması için gerekli çabayı göstereceğini ve bu konuda diğer ülkelerle iş birliği yapmaya devam edeceğini vurguladı.

Son olarak, Türkiye’nin 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenleyeceği NATO Liderler Zirvesi’nin ittifak tarihinde kritik bir dönüm noktası olacağını belirterek, savunma harcamalarının karara bağlanmasının yanı sıra, NATO’nun geleceği hakkında yapılması gereken tartışmaların da öncelikli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin NATO’ya olan bağlılığını ve ittifakın geleceğinde oynayacağı rolü sürdürmeye devam edeceğini, ancak aynı zamanda, ulusal çıkarlarını koruma ve bölgesel güvenliğe katkıda bulunma sorumluluğunu yerine getirmeye hazır olduğunu vurguladı.