Alanya’daki Aile Mahkemesi, Mehmet UĞUZ ile Meryem UĞUZ arasındaki mal paylaşımı konusundaki karmaşık hukuki süreci daha da derinleştirdi. Davanın temelinde, katılma alacağı olarak tanımlanan bir borç ilişkisi yatıyor. Ancak, davacının adresi tespit edilememesi, sürecin uzamasına ve mahkemenin farklı önlemler almaya zorlanmasına neden oldu.
Mahkeme, HMK 139 Maddesi’nin uygulanması çerçevesinde, davacının Mehmet UĞUZ’a yönelik bir yokluk davası açtı. Bu davada, davacının 04/05/2027 tarihinde saat 09:50’de yapılması planlanan ön inceleme duruşmasına katılmaması durumunda, uzlaşma hakkından mahrum kalacağı, bu tebliğden itibaren 2 hafta içinde belgeler sunması gerektiği belirtildi. Aksi takdirde, karşı davadan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın işlemden kaldırılacağı ilan edildi.
Mahkeme, Mehmet UĞUZ’a, duruşmaya belirli bir mazeret olmadan gelmemesi halinde, asıl davadan da vazgeçirecek bir tebliğ daha gönderdi. Bu tebliğ, 7201 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. Maddesi’ne dayanarak, davacının duruşmaya katılmaması durumunda karşı davadan da vazgeçireceği anlamına geliyor. Bu durum, taraflar arasında uzlaşma arayışlarını daha da zorlaştırmış durumda.
Alanya 2. Aile Mahkemesi’nin bu kararı, taraflara son bir kez uzlaşma fırsatı sunuyor. Ancak, Mehmet UĞUZ’un adresi tespit edilememesi ve mahkemenin aldığı önlemler, sürecin nasıl sonuçlanacağını belirsiz hale getiriyor. Uzlaşma sağlanamazsa, mahkeme Mehmet UĞUZ’un haklarını koruma altına alacak ve davayı kesin kararla sonuçlandıracaktır.”} Susanalayım. En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin. 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içinde dilekçelerinde gösterdiğiancak sunmadığıbelgeleri sunması veya başka yerden getirilecek belgelerin getirilmesi için açıklama yapması, bu hususları verilen kesin süre içerisinde yerine getirmediği halde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, belirli gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan duruşmaya gelmediği takdirde karşı dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılacağı, asıl dava yönünden yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği hususu