Adana, tarih boyunca Türkiye’nin sanayi ve tarım gücünün önemli merkezlerinden biri olmuştur. Şimdi ise, 2040 hedefleriyle bu mirası koruyarak, geleceğe yönelik kapsamlı bir dönüşüm sürecine hazırlanıyor. Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, liman projeleri ve 311 farklı yatırım projesi ile Adana, sadece kendi ekonomik büyümesini değil, tüm ülkenin gelişimine katkıda bulunacak bir dönüm noktası olmayı hedefliyor.

Vali Mustafa Yavuz’un “Adana’da yeni bir hikaye yazılıyor” ifadesi, şehrin geleceğe yönelik iddialı hamlelerini özetliyor. 8 tematik hedef ve 311 proje içeren Adana Kalkınma Programı, binlerce yıllık mirasın yanı sıra ulusal stratejilerde vurgulanan ekonomik potansiyeli harekete geçiriyor. Bu program, 44 devam eden büyük ölçekli proje, kurum ve kuruluşların öz kaynağı ile insan kaynağıyla hayata geçirilecek 105 proje ve 162 projeden oluşuyor. Adana’nın bu kapsamlı yaklaşımı, kentin hak ettiği yere ulaşmasına öncülük edecek.

Adana’nın lojistik avantajları, özellikle Marmara Bölgesi’ne alternatif bir üretim ve cazibe merkezi olma yolunda önemli bir adım teşkil ediyor. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Endüstri Bölgeleri, Serbest Bölge ve Küçük Sanayi Siteleri sayesinde şehrin ekonomik kapasitesi artıyor. Ceyhan-Yumurtalık petrol boru hattı, petrokimya ve kimya sanayilerinde yeni fırsatlar yaratırken, gıda, sera ve su ürünleri sektörlerinde de modern altyapı yatırımları hayata geçiriliyor. Doğu Akdeniz Konteyner Limanı, Çukurova Uluslararası Havalimanı ve hızlı tren hatları, bu lojistik ağına güç veriyor.

Adana’nın ekonomik çeşitliliğini artırmaya yönelik projeler arasında, Karataş bölgesinde hayata geçirilecek tarla balıkçılığı üretimi ve Sera OSB’si yer alıyor. 6.500 dekar verimsiz arazide kurulan Türkiye’nin ilk su ürünleri OSB’si, yıllık 60 bin ton deniz, tatlı su balıkları ve karides üretimi hedeflenirken, 3.200 dekarlık atıl arazide topraksız tarım tekniğiyle üzümsü meyve üretimi de planlanıyor. Bu projeler, hem istihdam yaratacak hem de Adana’nın tarımsal üretim kapasitesini artıracaktır. Adana Lezzet Festivali ise, bu zenginliğin ve kültürel mirasının vitrine dönüşerek, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunuyor.