Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın CHP'den AKP'ye geçişiyle birlikte, belediyenin yeni bir uygulaması dikkat çekiyor. Bu uygulama, kamu alanlarında belirli davranışları (alkol kullanımı, uyuşturucu kullanımı, ‘gayriahlaki’ faaliyetler) bildiren bir ihbar hattı sistemi oluşturmayı amaçlıyor. Ancak bu sistem, birçok yurttaş ve hukukçu tarafından ciddi endişelere yol açıyor.
TSP Ankara İl Örgütü, bu uygulamanın, yurttaşların yaşam tarzlarını denetleyen, belirsiz bir ‘ahlak’ anlayışını kamu otoritesine dönüştürme girişimi olduğunu belirterek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulundu. Örgüt, bu tür uygulamaların, uyuşturucuyla mücadele gibi gerçek bir tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik değil, aksine yurttaşların özgürlüklerini kısıtlayan ve yaşam biçimlerini yargılayan bir araç olarak değerlendirildiğini savundu. Bu durum, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına yönelik bir adım olarak kabul ediliyor.
Uygulamanın gerekçesi olarak sunulan ‘kamusal yaşam’ anlayışı, sivil toplum örgütleri tarafından eleştiriliyor. Yerel yönetimlerin görevinin, yurttaşların yaşam tarzlarını sınıflandırmak ve birbirlerini ihbar etmelerini teşvik etmek olmadığını, aksine herkes için eşit, özgür ve güvenli bir kamusal yaşamı sağlamakla yükümlü oldukları vurgulanıyor. Bu bağlamda, belediyelerin ahlaki değerleri dayatması ve yurttaşlar arasındaki farklılıkları bir sorun olarak görmesi, hukuken ve siyasi olarak kabul edilemez olarak değerlendiriliyor.
Bu durum, yerel yönetimlerin yetki alanının, sadece kamu düzenini sağlamak ve temel hizmetleri sunmak olduğunu, yurttaşların özel hayatlarına müdahale etmemesi gerektiğini hatırlatan bir uyarı niteliğinde. İlgili sivil toplum örgütleri, bu tür uygulamalara karşı hukuki ve siyasi mücadelelerini sürdürme kararlılığını dile getirerek, kamusal yetkinin ‘ahlak bekçiliği’ne dönüşmesini engelleyeceklerini açıkça ilan ediyorlar. Bu durum, anayasal haklara saygının korunması ve yurttaşların özgürlüklerinin güvence altına alınması için önemli bir mesaj içeriyor.