Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaşanan ve genç bir öğrencinin mağdur olduğu iddialı taciz davası, dün Meclis Ceza Mahkemesi’nde önemli bir aşamaya geldi. Duruşma, sanıkların ifadeleri sırasında ortaya çıkan çelişkilerle adeta şaşırtıcı bir havaya büründü. Sanıklardan bazıları suçlamaları şiddetle reddederken, diğerleri ise kabul ettikleri noktalarda ciddi hatalar yaptı.

Sanıklardan Ramazan Ç., stajyer olduğu dönemde gönderdiği mesajların “muhabbet amaçlı” olduğunu iddia ederek, salonda yaşananları yadsınamayacak şekilde reddetti. Öte yandan, tutuklu sanıklar İbrahim B., Halil İ. G., Durmuş U. ve Recep S., kendilerine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille çürüterek tahliye taleplerinde bulundular. Ancak, tanıkların ifadeleri ve bilirkişi raporları, sanıkların savunmalarını zedelemiş durumda.

Mağdur öğrencinin avukatı, sanıkların suçlarını kabul etmeleriyle şaşkınlığını gizleyemezken, sanık Durmuş U.’nun ifadelerinin “cezadan kurtulma” amacını taşıdığını savladı. Ayrıca, tanıkların ifadeleriyle ortaya çıkan karmaşık tablo, davanın geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sanıkların kamera kayıtları ve tanık ifadeleri arasındaki uyuşmazlıklar, bilirkişi heyetinin raporunda önemli ipuçları verebilir.

Cumhuriyet savcısı, sanıkların TBMM’de staj yapan gençlere karşı gerçekleştirdiği eylemleri “çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar” olarak tanımlayarak, tüm sanıklar hakkında ciddi suçlamalarla dava açtı. Savcılık, sanıkların cezalandırılması için 4 yıl 6 ay ile 16 yıl 6 ay arasında hapis cezasının uygulanmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, davanın 5 Haziran’a ertelendiği duyuruldu. Bu erteleme, bilirkişi raporlarının tamamlanmasını ve sanıkların savunmalarının hazırlanmasını hedefliyor.”}