Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bağımlılıkla mücadele konusunda atılan adımlar, sadece bireysel iyilik halini değil, aynı zamanda ülkenin genel ekonomik güvenliğini de hedefleyen yenilikçi bir yaklaşımla şekilleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC’ye yaptığı ziyaret, bu stratejik dönüşümün bir parçası olarak, güvenlik, sağlık ve sosyal hizmetlerin entegre bir şekilde sunulmasını teşvik ediyor. Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile ortak bir platformda, bağımlılıkla mücadelede bütüncül bir strateji oluşturulmasının önemini vurguladı.
Günümüzde bağımlılık, sadece bireysel bir sorun olarak değil, toplumun dayanıklılığını tehdit eden karmaşık bir global sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, özellikle teknoloji ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, bireylerin dikkatini ve zamanını sömüren, ulaşılabilir ve bağımlılık yaratan unsurlarla daha da karmaşık hale geldi. Yılmaz, bu zorlu ortamda, bağımlılıkla mücadelede sadece tedavi süreçlerine değil, aynı zamanda önleyici tedbirlere ve sosyal uyuma odaklanan, kapsamlı bir yaklaşımın gerekliliğini vurguladı. Bu yaklaşım, bağımlılığın kök nedenlerini ortadan kaldırmayı ve bireyleri bu tehlikeli döngüden kurtarmayı amaçlıyor.
Türkiye’nin bağımlılıkla mücadele stratejileri, 3 ana alana odaklanıyor: Uyuşturucu ile mücadele, tütün kontrolü ve teknoloji, dijital oyun ve kumar gibi davranışsal bağımlılıklarla mücadele. Bu stratejiler, İçişleri Bakanlığı, Yeşilay Derneği, üniversiteler ve diğer ilgili kurumlar arasında güçlü bir iş birliği ile uygulanıyor. Özellikle, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen riskli çocuk tespiti programı, erken müdahale imkanı sunarak, bireylerin bağımlılıkla başa çıkma becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca, ‘Arındırma’ adı verilen rehabilitasyon modeli, başarılı bir şekilde uygulanan 23 merkezde, tedavi gören bireylerin sosyal hayata yeniden entegre edilmesini destekliyor.
Bağımlılıkla mücadelede kullanılan yöntemler, sadece tıbbi ve psikolojik tedavi süreçlerini kapslamıyor. İş kurumu (İŞKUR) ile yapılan ortak projeler, tedavi sürecini tamamlayan bireylerin mesleki eğitim almasını ve iş sahibi olmasını sağlayarak, onlara yeni bir başlangıç imkanı sunuyor. Alo 191 hattı, 7/24 başvuru alarak, bağımlılıkla mücadele konusunda uzman ekiplerin devreye girmesini sağlıyor. KKTC kurumlarının, sahada karşılaştıkları özel ihtiyaçlara göre iş birliği yapması, bu yaklaşımın başarısında önemli bir rol oynuyor. Mahkumiyetlerin, uyuşturucuyla bağlantılı suçların oranının yüksek olması, rehabilitasyon programlarının önemini daha da vurguluyor. Bu nedenle, sadece tedavi süreçlerine değil, aynı zamanda toplumsal uyuma ve sosyal destek sistemlerine odaklanmak, bağımlılıkla mücadelede uzun vadeli başarı için kritik önem taşıyor.”}p>