Yargı teşkilatının içinde yaşanabilecek en kritik durumlarından biri, Cumhuriyet Savcısı Türkşad Kunthan Uçuk’un sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla sonuçlanmış durumda. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından aldığı açığa alma kararı, hukukun üstünlüğü ilkesine dair önemli soruları beraberinde getiriyor. Savcının, hakim ve savcılara yönelik kullandığı ağır ifadeler, kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve HSK’nın hızlı müdahalesini tetiklemiştir.

Olayın merkezinde, 7 Eylül 2026 tarihinde Pınarhisar Cumhuriyet Savcılığı’ndan Şanlıurfa’nın Bozova Cumhuriyet Savcılığına atanan Uçuk’un eşiyle Tekirdağ 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen bir dava dosyasına sızdırılmış bir video bulunmuştur. Videoda Uçuk’un, hakim ve savcılara yönelik kullandığı hakaret içeren ifadeler, HSK’nın soruşturma başlatmasına ve ardından açığa alma kararına yol açmıştır. Bu durum, yargı mensuplarına yönelik saygısızlığın sınırlarının nerede çizilmesi gerektiği konusunda önemli bir uyarı niteliğindedir.

Olayın perde arkasında, Gazeteci Barış Terkoğlu’nun videoyu gündeme getirmesi ve Uçuk’un yargı mensuplarına yönelik sözleri nedeniyle bir işlem yapılıp yapılmayacağını sorması yer almaktadır. Savcının geçmişte de adli süreçlerde ve soruşturmalarda gündeme gelmesi, bu durumun daha da dikkat çekici hale gelmesine neden olmuştur. Özellikle Gülşen’in tutuklanması ve ardından tahliyesi, Uçuk’un yargı sistemine etkisini gösteren önemli bir örnek teşkil etmektedir.