İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne açılan davada, savcılığın hazırladığı yeni ek iddianame, iddialara dair önemli detaylar sunarken sürecin seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip. İddianame, 2020-2024 yılları arasındaki bitkisel ürün ihale süreçlerinde yaşanan usulsüzlükleri ve bu süreçlerin arkasındaki rüşvet ağını daha net bir şekilde ortaya koyuyor. Savcılık, ihale şartlarının rekabeti engelleme amacıyla manipüle edildiğini, ihalelerin küçük parçalara bölünüp belirli firmalara verildiğini ve bazı tekliflerin sadece göruntu amaçlı sunulduğunu iddia ediyor.
İddianamenin merkez noktasını, ihale süreçlerinde iştirak eden şirketlerden, iş bedelinin bir bölümünün komisyon veya haraç karşılığında talep edilmesi ve bu paraların “Sistem” adı verilen gizli bir yapıya aktarılması şeklinde tanımlanan rüşvet ağı oluşturuyor. Bu durum, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yaratırken, sürecin ne kadar derinlere uzandığını da gözler önüne seriyor. Özellikle, ihale süreçlerinde yer alan bazı şirket yöneticilerinin, büyük miktarlarda hediye kartları ve alışveriş kartları verdiği iddiaları, soruşturmanın genişlemesine neden oluyor.
Söz konusu iddialara göre, SAS Peyzaj Şirketi sahibi, 200 bin dolar ve 136 bin 500 TL değerinde hediye kartları dağıtırken, Binali Yıldırım’ın 4,5 milyon TL ile 1 milyon 265 bin 700 TL değerinde alışveriş kartları kullandığı öne sürülüyor. Bu türden harcamalar, sürecin ne kadar organize ve planlı bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor. Ayrıca, bu iddialar, ilgili kişilerin suç örgütüne dahil olma ihtimalini de güçlendiriyor.