Türkiye’nin Ege’nin zengin mirasını dünyaya duyurma hedefiyle geliştirdiği ‘Turkaegean’ projesi, Tayland’da tescil sürecinde beklenmedik bir engellemeyle karşılaştı. Bu girişim, Ege’nin benzersiz coğrafi kimliğini vurgulayan, ‘Türk Egesi’ anlamına gelen resmi bir turizm markası olarak konumlandırılmıştı. Ancak, Yunanistan’ın bu projeye yönelik hassasiyet göstererek, başvuru sürecini ciddi şekilde etkilemesi, küresel turizm arenasında yeni bir gerilim yaratmış durumda.
Bangkok’taki Yunan Büyükelçiliği’nin Ekonomik ve Ticari İşler Ofisi’nin harekete geçmesiyle olay zinciri başladı. Atina yönetimi, başvuruya itiraz tavsiyesinde bulunarak, konuyu Tayland Fikri Mülkiyet Dairesi’ne iletti. Bu durum, başvuru sürecinin detaylı bir şekilde incelenmesine yol açtı. Yunan makamlarının Eylül 2024’te resmi olarak itiraz dilekçesini sunması ve ardından gerçekleştirilen yoğun temaslar, sürecin Tayland’ın marka mevzuatına uygun şekilde ilerlemesini sağladı.
Ancak, Türkiye’nin yasal süre içerisinde gerekli yanıt beyannamesini sunamaması, Tayland’ın marka yasalarına göre başvuru sürecinin sonlandırılmasına neden oldu. ‘Turkaegean’ markasının durumu, Tayland’da “hükümsüz/aktif değil” olarak güncellendi. Bu durum, projenin başlangıçtaki amacına ulaşmasını zorlaştırmış olsa da, Türkiye’nin Ege’nin turizm potansiyelini uluslararası arenada sergileme çabasını sona erdirmedi.
Yunan tarafı, markanın isminin Ege bölgesinin coğrafi kimliğiyle potansiyel bir karışıklık yaratabileceğini savunarak itirazını sürdürüyor. Ancak, ‘Turkaegean’ markası, Türkiye’nin küresel turizm diplomasisinde önemli bir araç olmaya devam ediyor. Bu durum, Ege’nin turizmde Türkiye’nin imajını güçlendirme stratejisinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.