Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), 7 farklı portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine ilişkin detaylı kuralları belirlemesi, yatırım ortamında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda, 500 binin üzerinde yatırımcının hakları korunurken, toplam tasfiye edilecek varlık tutarı 800 milyar Türk Lirası'nı aşmış durumda. SPK'nın bu kararları, fonların geleceğini ve yatırımcıların finansal güvenliğini doğrudan etkileyecek.
SPK'nın belirlediği yol haritası, fonların portföyünü yönetmekle görevli Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası'nın bu süreçte önemli bir rol üstlenmesini öngörüyor. Yatırımcıların fonlarına yaptıkları yatırımların geri alınması için bu iki banka, tasfiye sürecinin en önemli aktörleri olacak. Bu durum, yatırımcıların bankalarla olan ilişkilerini ve finansal güven duydukları kurumlar arasındaki iletişimi daha da güçlendirecek.
Tasfiye süreci boyunca, fonlardaki alım-satım işlemleri TEFAS (Türkiye Finansal İşlemler Araştırma ve Değerlendirme Şirketi) üzerinden yürütülecek. Bu, varlıkların hızla nakde dönüştürülmesini ve yatırımcıların haklarının korunmasını hedefleyen bir strateji. Ancak, yatırımcıların hangi bankanın hangi fonu yöneteceğini ve bu süreçte hangi avantajları elde edeceklerini merak ettiği bir gerçeği de ortaya koyuyor.
SPK'nın açıkladığı takvime göre, tasfiye işlemleri yaklaşık 3 ay içinde tamamlanması bekleniyor. Bu süre zarfında, fonlardaki varlıklar nakde çevrilecek ve elde edilen gelirler, yatırımcıların bireysel saklama hesaplarına aktarılacak. SPK'nın güncel listesinde 131 fon yer alırken, bu listede Tera Portföy ve Pusula Portföy fonlarının yer alması, yatırımcıların dikkatini çekecek önemli bir detay.