Aydın’ın Nazilli bölgesindeki incir çiftlikleri, bu yılın hasat döneminde alışılmadık bir krizle karşı karşıya. Yıllarca süren emeğin karşılığını alamayan üreticiler, maliyetlerin tavan yapması ve piyasa fiyatlarının düşmesiyle büyük sıkıntı içinde. Bayındır ve Bağcılar mahallelerinde yetiştirdikleri incirlerin değerini göremediği için perişan olan çiftçiler, devlet desteği taleplerini yükselterek çözüm arayışına girdiler.
Üreticiler, incir yetiştirmenin sadece zaman ve çaba gerektiren bir iş olmadığını, aynı zamanda ciddi maliyetlerin de içerdiğini vurguluyor. Gürhan Gerçek gibi birçok üretici, incirin yılın büyük bir bölümünü emek ve özenle yetiştirmeyi gerektirdiğini belirtirken, hasat döneminde yaşanan zorluklar ve piyasadaki düşüşler karşısında umutsuzluğa kapılıyor. “İncirde tatil yok” diyen Gerçek, piyasa koşullarının ve fiyatların her şeyin üzerinde olduğunu ifade ediyor. 250-300 ton incir üretimi yapılan bölgede, ürünlerin taze olarak satılmasına rağmen maliyetler nedeniyle üreticinin ciroları ciddi oranda azalıyor. Üreticilerin 150 TL'den satmaya çalıştığı bir incirin, temiz parası 35-40 lira, tonda ise 50 bin lira olması, durumun ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Maliyetler, dağlık arazilerde yapılan üretimle daha da artıyor. Günlük işçi giderleri 10 bin liraya kadar çıkarken, çapalama ve toplama maliyetleri de üreticinin yükünü artırıyor. Kırmızı örümcekle mücadelede kullanılan ilaçların pahalılığı ve ihracatta kalıntı sorunu yaşanmaması için ilaçlama zamanına dikkat edilmesi gibi ek maliyetler, üreticilerin sorunlarını daha da derinleştiriyor. Üreticiler, kooperatif kurarak Avrupa’ya ihracat yapma ve aracı firmaları ortadan kaldırma gibi çözümler önerirken, maliyetlerin kontrol altına alınması ve desteklerin sağlanması gerektiğini vurguluyor. “Maliyet açısından sıkıntılı her konuda. Sıkıntımız maliyet. Ama istediğimiz fiyatlarda bulamıyoruz” diyen üreticiler, 30 dönüme yakın arazilerinde alternatif ürünler ararken, incir yetiştirmeye devam etme konusunda kararsız kalıyorlar. Ülke olarak bu kaybı önlemek için çiftçilere destek verilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Üreticiler, incirdeki maliyetin geçtiğimiz yıllara göre arttığını, fakat ürün fiyatının düştüğünü gözlemleyerek endişelerini dile getiriyor. İşçilik ücretlerindeki artışlar, özellikle de 35-40 derece sıcaklıkta bahçede çalışmanın zorlukları, üreticiler için ek bir yük oluşturuyor. Mehmet Ay gibi bir üretici, incirlerin maliyetinin 120 liraya geldiğini ve bu bedelle ayıklayıp işledikten sonra 120-130 liraya satıldığını belirtiyor. Geçen yıl 3-4 lira olan çapalama ücretinin bu sene 8-10 liraya çıktığını, incir toplama maliyetinin ise 2 bin 200 liradan 230 liraya düştüğünü ifade ediyor. Mazot fiyatlarındaki dalgalanmalar, üreticilerin maliyetlerini daha da etkiliyor. “Mazot geçen sene 30-35 liraydı. Bu sene 90-95 lira olmuş. Bizim incir ileri gideceğine geri gidiyor” diyen üreticiler, devlet desteği olmadan bu krizden çıkamayacaklarını savunuyor. Artan gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerine karşılık ürünün yeterli gelir getirmemesi nedeniyle üreticiler, “Biz ne yiyeceğiz, ne içeceğiz” endişesiyle gelecek kaygısı yaşıyor. Ümmü Çimen gibi üreticiler, destek çağrısında bulunarak, incir üreticilerinin geleceğininin belirsizleştiğini vurguluyor.”}P{}