Nazilli’nin yemyeşil vadilerinde yetişen incirler, bu yıl köylüler için acı bir gerçekle karşı karşıya. Bayındır ve Bağcılar mahallelerinde yetiştirilen bu değerli meyvenin, alıcıların cebinde istenilen değere ulaşmaması, üreticileri derin bir umutsuzluğa sürüklüyor. Artan maliyetler, çiftçinin emeğinin karşılığını alamamasına neden oluyor.
Üreticiler, uzun yıllardır süren ve zahmetli olan incir yetiştirme sürecinin, bu yıl tamamen farklı bir tablo çizdiğini vurguluyor. İncir hasadının, sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda önemli bir yatırım anlamına geldiğini belirten üreticiler, son dönemde yaşanan fiyat düşüşünün, tüm emeklerinin boşa gitmesine neden olduğunu ifade ediyor. Köylüler, köklerini topraklara bağlayan bu geleneğin, gelecek nesillere aktarılabilmesi için acil destek bekliyor.
Gürhan Gerçek gibi birçok üretici, maliyetlerin katlanarak arttığını, ancak ürünün piyasada istenilen fiyatla satılamadığını belirtiyor. İşçilik, gübre, ilaç ve mazot gibi giderlerin artmasıyla birlikte, incirlerin üretimi artık büyük bir yük haline geldiğini ifade ediyor. “Maliyet işine girdikçe, incirlerimizin değerini yansıtacak bir fiyat alamıyoruz. Geçen yıl 230-250 liraya sattığımız incirler bugün 100-130 liraya düşüyor. Bu durum, köylünün hayatını olumsuz etkiliyor,” diyor Gerçek, sesi titrek bir şekilde.
Mehmet Ay ve Ümmü Çimen gibi diğer köylüler de benzer endişeleri dile getiriyor. İşçilik maliyetlerindeki artış, gübre ve ilaç fiyatlarındaki yükseliş, mazotun pahalılığı gibi faktörler, incir üreticilerinin ekonomik dengesini bozuyor. Üreticiler, devletin bu zorlu koşullarda köylüye destek vermesini, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamasını ve köylülerin geçim kaynaklarını güvence altına almasını talep ediyor. Köyün geleceği, incirlerin geleceğiyle iç içe geçmiş durumda. Bu durum, sadece bir köylünün değil, tüm bölgenin kaderini etkileyen bir sorun haline gelmiş durumda.