Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, geçmişte Suriye topraklarındaki hassas bölgelerde yaşanan güvenlik kaygılarını gidermek amacıyla, tarihi bir operasyon başlattı. Bu operasyon, Süleyman Şah’ın türbesinin sınırımıza yakın konumda bulunması ve bölgedeki terörist grupların olası istismarlarını engelleme ihtiyacıyla şekillenmişti. Operasyonun merkezinde, milli hazinenin bir parçası olan Süleyman Şah’ın sandukasının, güvenlik açısından daha uygun bir mekana taşınması yer alıyordu.

Operasyona, Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda, farklı komutanlıkların ve birliklerin katılımıyla kapsamlı bir hazırlık yapıldı. 7. Kolordu Komutanlığı’nın yönettiği harekat, dönemin Genelkurmay Başkanı Esat, Kara Kuvvetleri Komutanı Hulusi Akar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk gibi üst düzey komutanların gözetiminde yürütüldü. Operasyonun öncülünde, IŞİD ve YPG-PKK gibi terörist grupların bölgedeki varlığı ve oluşturduğu tehditler yer alıyordu. Operasyonun başlangıç aşamasında, sınır bölgelerinde sık sık taciz ateşi ve terörist baskılarıyla karşılaşıldığı, askerlerimizin ikmal ve nöbet değişimlerinde yaşanan zorluklar göz önünde bulundurularak, detaylı planlamalar yapıldı. Bu operasyon, aynı zamanda, Suriye’deki güvenlik ortamının karmaşıklığını ve Türkiye’nin bölgedeki güvenliğini sağlamadaki rolünü bir kez daha ortaya koydu.

Operasyonun ilk aşamalarında, Suruç ilçesinin sınıra yakın bölgesinde oluşturulan Taktik Komuta karargahı, harekatın koordinasyon merkezi olarak görev aldı. Üst düzey komutanlar ve askerlerimiz, Suriye’deki olası gelişmelere karşı tetikte bekleyişteydi. Harekatın başlamasıyla birlikte, zırhlı araçlar sıkı önlemler altında Suriye toraklarına girdi. 20. Zırhlı Tugay’ın unsurları, operasyonun ana yükünü üstlendi. Komutanlardan biri, operasyonun hazırlık sürecini ve olası senaryolara karşı alınan önlemleri şu şekilde özetledi: ‘Her türlü risk faktörü değerlendirilerek, harekat planlandı. Terörist gruplarla çatışma olasılığı göz önünde bulundurularak, askeri birliklerimiz her türlü silah ve teçhizatla donatıldı. Amacımız, sandukayı güvenli bir mekana taşımanın yanı sıra, bölgedeki terörist faaliyetlerini engellemektir.’

Operasyonun sonunda, Süleyman Şah’ın sandukası, Karakozak’ın 8-10 kat daha büyük alana taşınmış olan yeni türbe kompleksine nakledildi. Bu yeni türbe, daha sade ve mütevazı bir tasarımla inşa edildi. Operasyonun tamamlanmasıyla birlikte, teröristlerin bölgeyi işgal etmesini engellemek amacıyla, eski türbe kompleksi tahrip edilerek imha edildi. Bayrak, Suriye sahasındaki Türk toprakları üzerinde dalgalanırken, türbenin yeni taşınacağı yerde de göndere çekildi. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin bölgedeki güvenliğini sağlamadaki kararlılığını ve milli değerlerine bağlılığını bir kez daha gösterdi. Operasyonun başarılı bir şekilde tamamlanması, Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik operasyonlarındaki etkinliğini ve bölgesel sorumluluklarını pekiştirdi.