İstanbul’un arkeolojik hazineleri, bir yeniden doğuşun eşiğinde! Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın liderliğinde gerçekleştirilen, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki restorasyon projeleri, müzenin mimari ve zihinsel dokusunu yeniden şekillendiriyor. Bu devasa çabanın merkezinde, binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan eserler ve onların korunması yer alıyor.
Müzenin kalbi, Klasik Müze Binası’nda başlayan dönüşümle yeniden canlanıyor. 1891’de inşa edilen bölümün ve güney kanadındaki eklemin güçlendirilmesiyle başlayan süreç, müzenin geleceğe yönelik sağlam bir temele oturtulmasını sağlıyor. 2021 yılında açılan Klasik Binası, ziyaretçilere tarihin derinliklerine bir yolculuk fırsatı sunarken, aynı zamanda müzenin genel restorasyon çalışmalarının da ilk adımı oldu.
Bu kapsamlı projede, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk de büyük bir özenle yenileniyor. Betonarme ve volta tavanlarla güçlendirilmiş, kâğıt duvarları restore edilmiş ve iç mekanları modern müzecilik anlayışına uygun şekilde yeniden düzenlenmiş olan Eski Şark Eserleri Müzesi, 6 Temmuz’da kapılarını ziyaretçilere açtı. Çinili Köşk’te ise 54 bin çininin ayrı ayrı incelenerek, temizlenmesi, onarılması ve korunması için özel stratejiler geliştiriliyor. İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait çiniler, ziyaretçilere eşsiz bir sanat eseri sergiliyor.
Özellikle Selsebilli Oda’da Osman Hamdi Bey’in canlandırılmasıyla sunulan interaktif deneyim, müzenin sadece bir koleksiyon sergisi olmadığını, aynı zamanda bir “yaşayan kültür alanı” olarak da tanımlanmasını sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin, ziyaretçilere tarih, sanat, mimari ve kültürün bir arada sunulduğu, unutulmaz bir deneyim vadedendiğini vurgulayarak, müzenin geleceğine dair vizyonunu ortaya koydu.