ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, son dönemde tartışmalara yol açan altyapı projelerinin özelleştirme yoluyla yapılmasına ilişkin iktidarın politikalarına yönelik güçlü bir çıkış gerçekleştirdi. Zeybek, bu yaklaşımın, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedefleriyle ve milli çıkarlarıyla bağdaşmadığını vurgulayarak, iktidarın bu konuda daha dikkatli ve stratejik bir yol izlemesi gerektiğini belirtti.

Zeybek, açıklamasında Atatürk’ün, her alanda olduğu gibi altyapı projelerinde de bilimsel ve gerçekçi bir yaklaşımı benimsemesi gerektiğini hatırlatarak, “Atatürk’ün ‘Biz 19. Yüzyılın dogmalarına ve ideolojilerine değil, bilime ve ülkemizin gerçeklerine göre iş yapacağız’ ilkesi doğrultusunda, devletin kendi kaynaklarıyla stratejik yatırımlar yapması ve bu yatırımların Türkiye’nin gelişimine katkı sağlaması hedeflenmeli. Özel sektörün desteklenmesi, devletin kontrolünde ve stratejik öneme sahip projelerde yer alarak, hem devletin yükünü hafifletmeli hem de yerli üretimi teşvik etmeli” şeklinde konuştu. Ayrıca, global kapitalizmin Türkiye’nin kazanımlarının sistematik olarak nasıl yok sayıldığını da vurguladı.

Zeybek’in eleştirisi, özellikle bazı köprü ve otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik karara odaklandı. ‘Satma değil, 30 yıllığına kiralama’ bahanesiyle yapılan bu uygulamanın, aslında açıkça satmaktan farklı olmadığını savundu. “Diyorlar ki ‘satma değil, 30 yıllığına kiralama’. Bu işler hep böyle olur ve bu açıkça satmaktır. 30 yıl bitince, bir 30 yıl daha. Gelir getiren köprüleri niye satıyorsun ey iktidar? Yoksa yine yandaş şirketlere köprüleri peşkeş çekip, nemalanma taktikleri mi uygulanacak?” şeklinde soruları gündeme getirdi. Bu durumun, uzun vadede ulusal çıkarları korumak adına değil, sadece belirli şirketlerin veya grupların çıkarını gözetmek üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Zeybek, bu tür uygulamaların, Türkiye’nin altyapı alanındaki bağımsızlığını ve stratejik kapasitesini zayıflatacağını, aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini vurgulayarak, tüm siyasetçilerin ve halkın bu tür uygulamalara karşı ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini, ATA Parti’nin ise bu konuda her türlü karşı eylemde set gibi duracağını ifade etti.