Küresel finans piyasalarında gözlemlenen yükseliş, Fed’in gelecekteki politikaları hakkındaki belirsizliklerin giderek azalmasıyla şekilleniyor. Petrol fiyatlarındaki inişler, enflasyonla mücadelede bir rahatlama sağlayarak yatırımcı iştahını canlandırıyor. Tahvil faizlerindeki düşüş trendi, risk almayı teşvik ederken, piyasalardaki oynaklığı azaltıyor. Bu durum, özellikle teknoloji gibi yüksek büyüme potansiyeli olan sektörlerde toparlanmalara zemin hazırlıyor.
Enerji piyasalarındaki inişler, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin hafiflemesi beklentisiyle birleşince Brent petrolün 103,4 dolar civarında gerçekleşmesiyle piyasalara güven geldi. Kasım vadeli Brent petrolün yüzde 1,3’lük düşüşü, yatırımcıların risk iştahını artırırken, altın fiyatlarındaki yükseliş (onsu 4.363 dolar) da güvenli liman taleplerinin arttığını gösteriyor. Aynı zamanda, dolar endeksi de 100 seviyesinin üzerinde yerini koruyarak küresel ticaret akışlarını etkilemeye devam ediyor.
Borsalardaki hareketler de bu genel yükselişin bir yansıması. New York borsası, Dow Jones endeksi yüzde 0,61 artışla 34.000 puan psikolojik barikatını aşarken, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri de benzer yükseliş gösterdi. ABD’de işsizlik başvuruları beklentilerin altında kalırken, dizel fiyatları rekor seviyeye ulaşması, enerji piyasalarındaki dinamikleri de gözler önüne serdi. Avrupa’da ise FTSE 100, DAX, MIB ve CAC 40 endeksleri yatırımcı güvenini yansıtarak yükseliş kaydetti.