Küresel piyasalar, 18 Eylül 2026'da altın fiyatlarında önemli bir değişime tanık oldu. Spot altın, hafif bir yükselişle 4.346,65 dolara ulaşırken, ABD altın vadeli kontratları ise bir miktar gerileme kaydetti (4.385,70 dolar). Bu dinamik, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve doların değerindeki değişimlerle iç içe gerçekleşti. Petrol fiyatlarındaki düşüş, altın fiyatlarına destek sağlarken, doların zayıflaması yatırımcılar için altın alım satım fırsatlarını artırdı.

Analistler, petrol ve altın arasındaki uzun süreli ilişkiyi yeniden değerlendiriyor. Pepperstone Araştırma Stratejisti Ahmad Assiri, petrol fiyatlarındaki belirsizliğin enflasyon beklentilerini etkileyebileceğini, ancak jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomideki riskleri artırabileceğini vurguladı. Bu durum, altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi yükseltebilir.

Fed'in faiz kararları altın piyasasının geleceğini belirlemede önemli bir rol oynuyor. Merkez Bankası'nın çarşamba günü yaptığı faiz artışı, altın fiyatları üzerinde kısa vadeli baskı oluşturdu. Ancak, Goldman Sachs'ın 2027 sonu tahminleri, altın fiyatlarının 5.400 dolar seviyesinde kalacağını öngörüyor. Banka, sıkı para politikasının altın rallisinin hızını yavaşlatabileceğine işaret etse de, yükseliş trendinin tamamen sona ermesini beklemiyor.

Merkez bankalarının politikaları da altın piyasasını etkilemeye devam ediyor. İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) bekleneni aşan faiz artışı kararları, yatırımcılar için belirsizlik yaratıyor. Ahmad Assiri, mevcut yüksek faiz ortamının altının kısa vadeli yükseliş potansiyelini sınırlayabileceğini, ancak tahvil getirilerindeki artışın temel nedenlerinin mali güvenin zayıflaması ve harcamaların yükselmesi olması halinde altın için farklı bir senaryo oluşabileceğini belirtti. Bu nedenle, yatırımcılar piyasayı yakından takip etmeli ve risk toleranslarına uygun stratejiler geliştirmelidir.