Altın piyasası, hafta sonuna sınırlı bir artışla girdi. Bu yükselişin temelinde, petrol fiyatlarındaki belirgin gerileme ve Amerikan dolarının değer kaybı yer alıyor. Yatırımcıların dikkatleri, Orta Doğu'daki karmaşık siyasi gelişmeler ve küresel finans kuruluşlarının para politikalarındaki son hamleler üzerine yoğunlaşıyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji piyasalarındaki belirsizliklerin bir göstergesi olarak kabul edilirken, doların değer kaybetmesi de altın fiyatları için olumlu bir etki yaratıyor. Doların zayıflaması, altın gibi dolar cinsinden fiyatlanan bir varlığın diğer para birimleriyle karşılaştırıldığında daha cazip hale gelmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle doların değer kaybetmesiyle birlikte, altın fiyatlarında bir destek arayışını tetikliyor.

Piyasalarda öne çıkan unsurlar arasında enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının para politikası kararları yer alıyor. Pepperstone Araştırma Stratejisti Ahmad Assiri, petrol fiyatlarındaki sert bir düşüşün enflasyon beklentilerini azaltabileceğini ve bu senaryoda altın ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin zayıflayabileceğini vurguluyor. Ayrıca, Orta Doğu'daki gerilimlerin küresel ekonomide durgunluk riskini artırması ve artan savaş harcamalarının mali görünüm üzerindeki etkileri de altın fiyatlarını yakından takip edilen konular arasında yer alıyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yapılan son faiz kararları, piyasalarda önemli bir etki yaratıyor. Fed'in faiz oranlarını artırması ve gelecekte ilave artırımların olası olduğunu belirtmesi, yüksek faiz ortamının altının cazibesini sınırlıyor. Ancak, Goldman Sachs gibi bazı analistler, Fed'in sıkı para politikasına rağmen altının uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor ve 2027 yıl sonu için ons altında 5 bin 400 dolar fiyat tahminini sürdürüyor. Diğer merkez bankalarının kararları da piyasaların odağında; İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz oranlarını sabit tutması ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz oranlarını 31 yılın en yüksek seviyesine çıkarması, altın fiyatları üzerinde farklı etkiler yaratıyor. Bu durum, yatırımcıların jeopolitik riskleri ve merkez bankalarının kararlarını yakından takip etmelerini gerektiriyor.