Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği’nde gerçekleşen önemli bir toplantıda, Türkiye’nin uluslararası sahnedeki yükselişine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde küresel arenanın karmaşıklığına işaret eden Bolat, Türkiye’nin bu zorlu koşullarda, küresel oyuncular arasında stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Bu toplantı, Türkiye’nin ekonomik ve politik vizyonunun küresel dengelerdeki etkisini daha da net bir şekilde ortaya koydu.

Bakan Bolat, uluslararası bazda Türkiye’nin sahip olduğu saygın ve güçlü konumu, Amerika’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada kaydedilen olumlu gelişmelere işaret ederek, bu konuma ulaşılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya siyasetindeki ağırlığının, Dışişleri Bakanlığı’nın etkin çalışmalarının ve Türk ekonomisinin gösterdiği muazzam dönüşüm ve ilerlemenin payının olduğunu vurguladı. ‘Türkiye, günümüzün politika belirleyen ve oyun kuruculuk yapan beş ülke arasında yer alıyor’ ifadesiyle, Türkiye’nin küresel etkisinin ne denli önemli olduğunu belirttikten sonra, bu konumun sürdürülebilirliğinin önemine de dikkat çekti.

Türkiye’nin bu güçlü konumu, sadece ekonomik alanda değil, aynı zamanda yumuşak güç unsurlarıyla da destekleniyor. Türk Hava Yolları’nın (THY) dünya çapındaki ağının, Türk dizileri ve filmlerinin küresel popülaritesinin, TİKA, Maarif Vakfı ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi kuruluşların faaliyetlerinin ve Türk ürünlerinin uluslararası alanda beğenilmesi, Türkiye’nin hem ülke olarak gücünü ve itibarını yükseltirken, aynı zamanda ekonomik katkılar sağlamaya devam ettiğini Bolat özellikle belirtti. Avrupa Birliği ile ilişkilerde, Türkiye’nin pozitif algısının ve yakınlaşma çabalarının, işbirliğinin daha da geliştirilmesi için önemli bir zemin oluşturduğunu ekledi.

Günümüzün küresel ekonomisi, yavaşlayan büyüme, artan ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve savaşlar gibi ciddi zorluklarla karşı karşıya. Bolat, bu zorlu koşulların dış ticareti ve uluslararası ekonomiyi olumsuz etkilediğini, halkların refah düzeyini düşürdüğünü ve ekonomik göstergelerin olumsuz sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-Hamas çatışması gibi bölgesel sorunların, küresel istikrarsızlığa katkıda bulunduğunu ve Türkiye’nin bu zorlu süreçte, istikrarı sağlamak ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla öne çıktığını belirtti. Türkiye’nin, bölgede güvenli bir liman ve istikrar merkezi olarak, uluslararası toplum için büyük bir değer taşıdığını ve Avrupa Birliği ile ilişkilerde istikrarlı bir köprü görevi gördüğünü ifade etti. Özellikle ateşkes anlaşması konusundaki çabalarını ve bu konuda gösterdiği öncülüklerini vurgulayarak, kalıcı bir çözüm için ortak akıl ve diyalog çağrısında bulundu. ‘Dünyanın daha fazla ölüme, bombaya ihtiyacı yok,’ diyerek, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki acılara dikkat çekerek, Türkiye’nin barış ve istikrarın tesisine yönelik rolünü bir kez daha vurguladı.