İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik, yıllardır devam eden ve 3 bin 809 sayfadan oluşan iddianameyle başlayan yolsuzluk soruşturması, mahkemede bir kez daha somut adımlar attı. 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlandığı belirtilen iddianamede Ekrem İmamoğlu’na ve bir dizi İBB yetkilisinin yanı sıra iş insanlarına karşı çeşitli suçlamalar yer alıyordu. İddianame, ‘örgüt lideri’ olarak İmamoğlu’nun suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu, rüşvet aldığı, kamu kaynaklarını kötü kullandığı, kişisel verileri ihlal ettiği ve çeşitli yasal düzenlemelere muhalefet ettiği iddialarını içeriyordu. Sanıkların toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla varan hapis cezası talep ediliyordu.

Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla 18 Mayıs’ta devam edecek şekilde ertelenmiştir. Bu erteleme sırasında, mahkeme heyeti, sanıklardan Kadriye Kasapoğlu, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve Nazan Başelli gibi isimlerin tahliyesine karar vermiştir. Bu karar, sanıkların yargılanma sürecindeki risklerini azaltmayı amaçlamaktadır.

Tutuklu sanıklardan Murat Kapki’nin savunması, dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Kapki, 15 aydır tutuklu olduğunu belirterek, kendisinin kriminal bir figür gibi tasvir edildiğini ifade etmiştir. Reklam sektöründe 23 yıllık deneyime sahip olan Kapki, BVA adlı şirketi, maddi destek sağlayan Hüseyin Köksal ile birlikte kurmak istediğini anlatmıştır. Şirketin kuruluşunda reklam sektöründeki uzmanlığını kullanmayı ve Hüseyin Köksal’ın maddi destek sağlayacağını belirtmiştir. Kapki, iddianamede şirketin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurulduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlamış ve bu şirketin belediyeden para almadığını, aksine belediye ile para alışverişi yaptığını savunmuştur.

Kapki, ihaleye fesat karıştırma ve kamu zararına dolandırıcılık suçlamaları üzerine de önemli itirazlarda bulunmuştur. İddianamede yer alan iddiaların, kendisine atfedilen ihale süreçleriyle hiçbir ilgisi olmadığını, Kültür AŞ’den aldıkları alt ihaleleri ve ana ihale sahibinin İBB olduğunu vurgulamıştır. Şirketlerinin ana ihaleye katılmadığını ve ihaleye çıkan rakamı kamu zararı olarak göstermeye çalışıldığını ifade etmiştir. Kapki, şartnameye uygun davranıp, borçlarını zamanında ödediklerini ve reklamuni ile belediyeyi dolandırmadıklarını savunarak, iddianamede yer alan suçlamaların temeline oturmuyacağını ileri sürmüştür.