Yunan adalarının turizm sektöründeki yoğun rekabetine karşı hükümet, önemli bir dönüşüm noktasına geldi. Özellikle popüler destinasyon olan Santorini, Rodos ve Mikonos gibi adalarda artan ziyaretçi akını, doğal güzelliklerin ve yerel yaşam tarzlarının korunması açısından ciddi endişelere yol açmıştı. Bu durum, adaların eşsiz mimarisi ve kültürel mirası için önemli bir tehdit oluşturuyordu.
Yeni bir ‘Mekansal Turizm Çerçevesi’ kapsamında, bu adalarda konaklama tesislerinin kurulu kapasitesi belirli bir eşiğin üzerinde artırılamayacak. Bu stratejik hamle, çevresel etkiyi minimize etmeyi ve yerel yaşamın ruhunu korumayı amaçlıyor. Ayrıca, turizm projelerinin onay süreçleri de daha sıkı bir şekilde değerlendirilecek, böylece sürdürülebilir gelişim sağlanması hedefleniyor.
Ek olarak, kıyı bölgelerinde inşaatlara yönelik sıkı düzenlemeler getirildi. Sahil şeridinin ilk 25 metre bandında, kamu yararı dışı her türlü yapılaşma kesinlikle yasaklanacak. Bu, doğal ekosistemlerin korunmasına ve turistik bölgelerin karakterini korumasına yardımcı olacak. Ülke genelinde turizm yoğunluğu dikkate alınarak farklı bölgeler belirlenecek ve bu bölgelerde daha katı kısıtlamalar uygulanacaktır. Korunması gereken doğal alanlar, tarihi yapıları ve arkeolojik siteler için de özel koruma önlemleri hayata geçirilecek.
Bu önlemlere rağmen, Türk turistler için uygulanan ‘Kapıda Vize’ sistemi, Avrupa Komisyonu'nun onayıyla devam edecek. Bordo pasaport sahipleri, 2026 yaz sezonu boyunca 12 Yunan adasına 7 güne kadar vize alarak gezilerini sürdürebilecek. Ancak bu uygulamanın amacı, turist sayısını tamamen sınırlamak değil, sürdürülebilir turizm anlayışını teşvik etmek ve adaların doğal ve kültürel zenginliklerini gelecek nesillere taşımaktır.