Türkiye’nin basın dünyasının gelişimine uzun yıllardır ışık tutan Basın İlan Kurumu, iletişim öğrencileriyle buluştuğu özel bir eğitim programı düzenledi. İstanbul Üniversitesi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen tören, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi’nin medya üzerindeki etkisini ve gazeteciliğin kritik rolünü vurgulayan bir etkinlik oldu. Kurumun Genel Müdürü Abdulkadir Çay, öğrencilere yönelik düzenlenen atölyenin, geleceğin gazetecilerini şekillendirme misyonunu taşıdığını belirtti.

Programın amacı, öğrencilere kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksleri kazandırmaktı. Atölye, öğrencilerin 15 Temmuz gecesinde görev yapan gazetecilerin yaşadığı zorlukları deneyimlemesine olanak sağladı. Bu sayede, öğrencilerin sadece teorik bilgilerle sınırlı kalmayıp, tarihi bir dönemin atmosferini de hissetmeleri hedeflendi. Atölye boyunca, darbe dönemlerinde yayınlanan, milletin iradesini zedeleyen ve tarihin kara sayfalarına geçen manşetler üzerinden önemli tartışmalar yapıldı.

Çay, özellikle “Türk Ordusu Vazife Başında”, “Ordu İdareyi Ele Aldı”, “Milletçe Bayram Sevinci İçerisindeyiz” gibi manşetlerin basınımızın utanç vesikaları olduğunu vurgulayarak, bu tür yayınların medyanın itibarını nasıl zedeleyebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, 28 Şubat sürecinde de görülen, cuntanın sözcüsü gibi gaflet manşetlerinin ne kadar tehlikeli olduğunu da vurguladı. Bu manşetlerin, sadece doğru bilgi vermenin değil, aynı zamanda kamuoyunu manipüle etmenin ve milli iradeyi zayıflatmanın bir yolu olduğunu gösterdi.

Atölyenin finalinde, Yeni Şafak gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz’ın 15 Temmuz’da yaptığı “Kalkışmayı yapanlar kalktıkları gibi oturamamalı. Hatta hiç oturamamalı. Başkomutan Erdoğan’ın isteği ve emriyle sokağa çıkıyoruz.” paylaşımı, öğrencilerin ve katılımcıların kalplerine işledi. Cambaz’ın cesareti ve vatanseverliği, öğrencilere gazeteciliğin sadece haber verme görevini değil, aynı zamanda milli iradeyi savunma ve ülkenin geleceği için mücadele etme sorumluluğunu aşıladı. İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet Adak, 15 Temmuz’un iletişim ve medya açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, bu zorlu süreçte gazetecilerin gösterdiği dayanışmayı ve sorumluluk bilincini takdir etti.