Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde, CHP’nin yönetimine dair ciddi iddialar üzerine başlatılan operasyon, beklenmedik bir gelişmeyle sonuçlandı. Sosyal İşler Müdürlüğü’ndeki incelemeler, belediye binasında polislerin yoğun olarak görev yapmasına neden oldu ve 20’ye yakın kişinin gözaltına alınmasına yol açtı. Bu durum, yerel yönetimlerde yaşanan şeffaflık tartışmalarına yeni bir boyut katmakta.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, detaylı bir inceleme sonucunda Tepebaşı Belediyesi’nde usulsüz ihaleler ve zimmete para geçirme gibi suçların işlendiği tespit etti. Özellikle Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün doğrudan temin yoluyla kiralama ve organizasyon şirketlerine yaptığı sözleşmeler, yanıltıcı belgeler ve sahte teklif mektupları kullanılarak haksız kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığı belirlendi. Bu süreçte, faturaların hizmet karşılığı olmayan ve haksız kazanç sağlamak amacıyla düzenlendiği, belediye görevlileri ve üçüncü şahısların bu suçta ortak olduğu ortaya çıktı.

Soruşturma, MASAK raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı raporları, Sayıştay emekli Denetçileri bilirkişi raporu, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu, Polis Kriminal inceleme raporları, HTS- baz analiz raporları ve çeşitli banka kayıtları, kripto varlık hesapları ve belediye evrakları gibi kapsamlı bir veri havuzuna dayanmaktadır. Bu detaylı inceleme sonucunda, şüphelilerin kamu zararına sebep olduğu ve haksız bir şekilde mal varlığı edindiği tespit edildi.

Operasyon kapsamında, şüphelilerin ve şirketlerin haksız edinilen mal varlıklarına 5549 sayılı yasama uyarınca el konuldu. Bu olay, yerel yönetimlerde hesap verebilirliğin önemini bir kez daha vurgularken, benzer usulsüzlüklerin önüne geçilmesi için daha sıkı denetimlerin yapılması gerektiğini de beraberinde getirdi. Olayın ardından Tepebaşı Belediyesi’nde başlayan süreç, diğer CHP’li belediyeler için de benzer operasyonların başlatılma ihtimalini gündeme getirdi.