Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi, son dönemde yaşanan itiraflarla sarsılmış durumda. Belediyelerden genel merkezlere uzanan ve yaygınlaşan 'yolsuzluk pandemisi' ifadesi, partinin bir 'siyasi karantina' dönemine girmesi gerektiğini işaret ediyor. Genel Başkan Özgür Özel ve ekibinin, dünden bugüne taşıdıkları 'partili bağışıklıklarına' güvenmeleri, hayatın sürprizlere açık olduğunu gösteriyor.
CHP, büyük umutla yerel yönetimlerde çözüm arayışına girmiş olsa da, bu çabalar sonuçsuz kalmış, yerinden ayrılan isimlerin 'siyasi, kişisel, duygusal, idari' nedenlerle partiden ayrılması, partinin içindeki yapısal sorunları gözler önüne seriyor. İfadeler, itiraflar, pişmanlıklar… CHP’yi saran bu müesses nizam, partinin temelini sarsmış durumda. 4-5 Kasım 2023 tarihi, CHP için ‘politik miladına’ dönüşmüş, şaibelerden arınmakta zorlanan 38. Kurultay, partinin siyasal genetiğinde değişikliklere yol açmış gibi.
2016 yılında MHP’yi ele geçirmeye çalışan ve kısa sürede deşifre edilen ‘proje kongre senaryosu’, CHP’nin karşı karşıya olduğu benzer ‘siyasi mühendislik’ girişimlerini hatırlatıyor. 2.5 yıl önceki kurultaya büyük umut beslemek, özellikle samimi CHP’liler için ibret verici bir durum olmuş. Çünkü ‘parti ve ilkeleri’ her şart altında öncelikken, Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisi ile birlikte her şey kökten değişmiş; CHP, araçsallaştırılmış, manivela gibi kullanılmış ve ‘şahsi ajanda’ ile aklanmak isteyen zihniyetler, partiyi kirletmeye çalışmış.
CHP’nin merkezinin finansmanı için her başkanın keyfi hareketlerinin, ‘er meydanı’ olarak algılanmaması gereken bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuş. Özel ve ekibi, ‘özeleştiri’ vermekten kaçınırken, yanlışlara ve yanlış insanlara arka çıkmaya devam ediyor. Bu tablo, CHP içindeki farklı kliklerin ‘şantaj kozu’ tuttuğunu akla getiriyor; partide ‘dehşet dengesi’ sağından solundan sarsılıyor ve sadece partiyi değil, koskoca CHP’yi yiyip bitiriyor. Özgür Bey’in ‘hamasi nutukları’, ‘suçlamaları’, ‘öfke nöbetleri’ ve ‘üslup sorunları’, çözümü bekleyen bir uçurumun kenarında duruyor. 108 CHP mitingin geriye dönük olarak incelenmesi, ‘İmamoğlu’nun hususi mesajları’ ve ‘Özel üzerindeki vesayet denetimi’ ile birlikte partinin geleceği için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Aleniyet kazanan rüşvet çarkına, ahlaki yozlaşmaya karşın, anketlerdeki CHP oylarının yüzde 30’a yakın seyretmesi, siyasi ve ahlaki çöküntünün sıradanlaştığı bir noktaya işaret ediyor mu, yoksa CHP, oy geçişkenliklerini ve tepkisel oyları konsolide mi ediyor?”}