Kitapların özgürce dolaşımının önündeki engellerin ortadan kaldırılma mücadelesi devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunmalarını derlediği ‘Milletim Şahidimdir’ adlı eser, basım aşamasında yasaklanarak tartışma yarattı. Bu durum, ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılanırken, toplumun bilgiye erişim hakkının kısıtlanması yönündeki endişeler artırmıştı.

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nce verilen kararla, basılmamış bir kitabın yasaklanması, dağıtımı ve satışı engellenmişti. Bu durum, basının ve ifade özgürlüğünün önemli bir temsilcisine karşı uygulanan bir müdahale olarak değerlendiriliyordu. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda aldığı karar, sürecin yönünü değiştiren bir dönüm noktası oluşturdu.

AYM, ‘21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı’ gibi çeşitli eserler ve yayınlar da dahil olmak üzere, birçok basılı materyale ilişkin itirazları birleştirerek kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Yüksek Mahkeme, bu uygulamaların ifade özgürlüğü ve basın hürriyeti hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi. Kararın temelinde, Basın Kanunu’nun belirli durumlarda uygulanabilirliğinin ve ‘öngörülebilirlik’ ve ‘belirlilik’ gibi kriterlerin sağlanmadığı vurgulandı.

AYM’nin gerekçesi, alınan kararların, ceza yargılaması sürecinden bağımsız birer yasak şekline dönüştüğü ve ‘nihai yaptırım’ niteliğinde olduğu yönündeki değerlendirmelerle desteklendi. Bu karar, ifade özgürlüğünün korunması ve basın özgürlüğünün güvence altına alınması açısından önemli bir zafer olarak kabul ediliyor. Bu durum, benzer uygulamaların önüne geçilmesi için bir yol gösterici niteliği taşıyor.