Ardahan’ın hareketli semt pazarlarında, güncel ekonomik tablo, hem esnafın hem de alışveriş yapan vatandaşların yüzünü güldürmekte zorlanıyor. Özellikle ulaşım maliyetlerindeki ani artış ve mazot fiyatlarındaki yükseliş, pazarcıların ve kentteki diğer esnafın işlerini yürümelerine engel olmaya başladı. Iğdır’dan Ardahan’a getirdiği ürünleri satmaya çalışan bir pazarcı, ‘Sanki bir girdabın içinde gibiyiz. Her şey yükseliyor, vatandaşın alım gücü düşüyor. Ne yapacağımızı biz de şaşırdık’ diyerek, durumu çarpıcı bir şekilde dile getirdi. Mazotun fiyata etkisi, hem pazarcıların hem de diğer işletmelerin maliyetlerini artırarak, tüketiciye yansıyor.

Pazarda yaşanan bu sıkıntılı durum, Ardahanlı vatandaşların da alım gücünün düşüşünden dolayı endişelerini artırıyor. Emekli bir vatandaş, her şeyin pahalı olduğunu belirterek, ‘30 bin lira paramız var, bir kilo elma 50 lira. Buna göre düşünün artık,’ diyerek, ekonomik zorlukların acı bir şekilde hissettiklerini vurguladı. İstanbul’da yaşayan ve yaz aylarını Ardahan’da geçiren başka bir emekli, ‘Hayat hiç iyi gitmiyor. Bu pahalılıkta hayat nasıl olacak yani? Bir emekli kaç para alıyor? 30 milyon. Doğru mu? Evet. Maalesef hiç iyi gitmiyor. Emekli zaten bitti’ ifadeleriyle ekonomik sıkıntıların yaşanır hale geldiğini belirtti. Yaşanan bu durum, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi zorluklar yaşamasına neden oluyor.

Pazarda alışveriş yapanlar arasında, fiyatlara tepki gösteren ve ‘Her şey ateş pahası abi. Patates, soğan yok. Her şey ateş pahası’ diyen vatandaşlar da bulunuyor. Bu durum, yerel üretimin yetersizliği ve dışarıdan gelen ürünlerin artan maliyetleriyle birleşince, fiyatların kontrol altında tutulmasını imkansız hale getiriyor. Bir vatandaş ise fiyatların normal olduğunu savunarak, ‘Alışveriş yapıyoruz fiyatlar normal. Hayatta da biraz pahalılık var tabii. Mazotun fiyatı böyle olduktan sonra sebze normal’ diyerek, durumu farklı bir perspektife taşıdı.

Ardahan’da yaşanan bu tablo, kentte yerel üretimin azlığı ve ürünlerin büyük bölümünün dışarıdan getirilmesiyle daha da karmaşık hale geliyor. Bir vatandaş, ‘Ardahan’ı seviyoruz. Alışverişler normal. Şu anda Türkiye’nin en pahalı ili Ardahan ama şu anda gördüğüm kadarıyla Ardahan ucuzlanmış, meyve de ucuz. Tabii ki Ardahan’da bir şey üretilmiyor. Uzaktan geldiği için nakliye işi vardır, işçisi vardır. Bunu düşünmek lazım. Vatandaş bunu düşünmesi lazım, ona göre konuşması lazım,’ diyerek, çözüm için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı. Pazarcı Mehmet Özadanır ise ‘Satışlar bugün iyiydi, çok şükür. Fiyatlar ucuz abi, fiyatlar beleş. 20 liraya domates. Bunu tarlada vermezler. 50 liraya üzüm. Adam bağında toplamaz 50 liraya. Mazot pahalı, masraf çok. İnsanlar altından kalkamıyor. Adam bak, domatesi satamadı, 20 liraya biz satıyoruz. Bundan tarlacı ne kazanacak? Bak, biz bunu almışız, tarlacı başkasından almış, onu yapmış, bunu yapmış. Yani bunun kaçı kaç para?’ diyerek, ekonomik sıkıntıların çözümünde yerel üretimin desteklenmesinin önemini vurguladı.