Bursa’nın yerel lezzetleriyle dünyaya açılım gösterebilmesinin önündeki engelleri aşmak için önemli bir değerlendirme yapıldı. Gastronomi Kültür ve Seyahat Derneği (GASTRODER) Başkanı Ramazan Başan, şehrin sahip olduğu benzersiz gastronomi değerlerini tam potansiyellerine ulaştırmak adına kapsamlı bir strateji oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bu strateji, mevcut değerlerin akıllıca yönetilmesi ve turizm alanında yenilikçi yaklaşımlarla desteklenmesi üzerine odaklanıyor.
Başan, ilk adım olarak Bursa Turizm Master Planı’nın yeniden gözden geçirilmesini ve güncel ihtiyaçlara göre uyarlanmasını önerdi. Planın, şehrin turistik özelliklerini en üst düzeye çıkarırken, yerel üreticilerin ve gastronomi işletmelerinin gelişimine de katkıda bulunması hedeflenmeli. Ayrıca, yönetimde değişiklikler olsa bile, kent politikalarının sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi büyük önem taşıyor. Bu kapsamda, ‘Bursa Turizm ve Gastronomi Kurulu’ oluşturularak, paydaşlar arasında koordinasyon sağlanmalı ve uzun vadeli hedeflere ulaşmak için ortak bir vizyon oluşturulmalı.
UNESCO Gastronomi Şehri olma hedefi, sadece bir unvanın peşinde koşmak değil, aynı zamanda şehrin gastronomi kültürünü koruma ve geliştirme konusundaki taahhüdünü simgeliyor. Bu hedefe ulaşmak için, yerel ürünlerin korunması, sürdürülebilir üretim yöntemlerinin teşvik edilmesi, gastronomi eğitimi ve geleneksel üretim tekniklerinin yaşatılması gibi kriterler dikkate alınmalı. ‘Bursa Turizm ve Gastronomi Kurulu’, bu hedeflere ulaşmak için yılın dört ayda bir toplanarak, düzenli olarak ilerleme raporları hazırlanmalı ve gerekli düzeltmeler yapılmalı.
Stratejinin uygulanmasında, turistlerin Bursa’yı daha uzun süre konaklamaya teşvik edilmesi de önemli bir hedef olarak belirlenmeli. Günbirlik ziyaretlerinin konaklamalı turizme dönüştürülmesi, otel doluluk oranlarının %70’e çıkarılması ve kıyı bölgelerinin (Mudanya, Gemlik, Trilye) turizm potansiyelini kullanması hedeflenmeli. Bu bağlamda, deniz, kültür ve gastronomi unsurlarının bir arada sunulduğu turistik rotaların oluşturulması ve hizmet kalitesinin (yabancı dil, hijyen, karşılama, müşteri memnuniyeti) iyileştirilmesi sağlanmalı. Ayrıca, yerel üreticilerin ve zeytinliklerin, meyve bahçelerinin ve köy pazarlarının ziyaretçiler tarafından deneyimlenebilmesi, Bursa’nın ‘Tarladan Sofraya, Bursa’dan Balkanlar’a’ gastronomi modelini hayata geçirecektir.
GASTRODER Akademi aracılığıyla işletmelere yönelik yerinde eğitimler verilerek, sektör çalışanlarının becerilerinin geliştirilmesi ve gastronomi bilincinin artırılması sağlanacak. Şehrin tarımsal üretimi ve gıda sanayisi, bu stratejinin önemli bir avantajını oluşturuyor. Kapya biberden domatese, süt ürünlerinden meyve ve zeytine kadar geniş bir üretim coğrafyası, ziyaretçilere otantik bir gastronomi deneyimi sunacak. Bu deneyimi daha da zenginleştirmek için, geleneksel mutfağın çağdaş yorumlarla buluşturulması ve yerel üreticilerle doğrudan etkileşim imkanı sunulması sağlanmalıdır.”}p>